ARTI GERÇEK: TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI COVID-19 KOMİSYONU`NUN İÇİNDE ZİRAATÇI YOK- 31 MART 2020

GENEL MERKEZ
31.03.2020 (Son Güncelleme: 31.03.2020 16:21:12)

Tarım ve Orman Bakanlığı COVID-19 Komisyonu`nun içinde ziraatçi yok

ARTI GERÇEK- Tarım ve Orman Bakanlığı, koronavirüs salgınıyla ilgili 26 Mart’ta Tarım ve Orman Bakanlığı COVID-19 Komisyonu kurulduğunu bildirdi. 9 üyeden oluşan komisyon ‘bilim kurulu’ niteliğinde. Fakat içerisinde tek bir ziraat mühendisi ya da öğretim görevlisi bulunmuyor.

Bakanlığın komisyonunda iki bürokratın yanı sıra beş veteriner fakültesi, bir tıp fakültesive gıda mühendisliği öğretim üyesinin yanı sıra iki bakanlık bürokratı bulunuyor. Bakanlık ziraatin hayvancılık kısmını esas alırken bitki bölümü boşta kaldı.

Komisyonun koronavirüs salgınına dair gelişmeleri yakından takip ederek tarım ve gıda alanında atılması gereken adımlara yönelik öneriler ortaya koyması ve tavsiye niteliğinde kararlar alması amacı var. Fakat şu an ki haliyle bitkisel tarımı planlayacak uzman komisyon üyesi bulunmuyor.

Öte yandan Ziraat Mühendisleri Odası da  bakanlık açıklamasından önce “Tarımsal Üretim Seferberliği” ilan edilmesini talep etmiş  “Koronavirüs Tarım Bilim Kurulu” kurulmasını istemişti. ZMO’nun talebi gerçekleşti fakat içerisinde ziraatçi bulunmayan komisyon oluşturuldu.

`BİTKİSEL ÜRETİM DIŞLANMAKTA`

Konu ile ilgili görüştüğümüz Zirat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez gıda üretiminin sadece hayvansal gıda ile sürdürüleyemeyeceğini vurgulayarak, "Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ana üretim alanı; bitkisel ve hayvansal üretim. Dolayısıyla hem bitki hem de hayvan sağlığı, üretimi ve arzı gündemde. Malesef bu dönemlerde hiç olmaması gerekir. Hayvan sağlığı üzerine çalışan veteriner ağırlıklı bir komisyon kuruluyor. Ziraat mühendisleri hayvansal üretimden, hayvanların bakımına kadar sektörün içerisinde. Bu boyutta, hayvansal üretim konusunda uzman bir ziraat mühendisi yada akademisyenin komisyonda olmaması eksikliktir. Onun dışında bitkisel üretim dışlanmakta. Bitkisel üretimde başta zararlılar olmak üzere konu uzmanı bir mühendis yada akademisyenin bulunması gerekir. Gıda tedariki ve arzı sadece hayvancılık üzerinden yürümez" dedi.

`KOMİSYONUN NASIL ÇALIŞACAĞINI MERAK EDİYORUZ`

Koronavirüs salgını ile mücadelenin ortak yürütülmesi gerektiğinin önemine dikkat çeken Suiçmez, "Tüm ülkede üretim planlaması yapılarak yeterli olmadığımız ürünlerden hangilerine ağırlık vermeliyiz gibi konularda tarım politikalarına, üretim planlamasına da hakim ,tarımsal üretim ekonomisi de olabilir yine bir mühendis veya akademisyen olmalıdır. Bu dönem hep birlikte kamu, özel sektör, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri birbirimizi dışlamadan ortak hareket etmemiz gereken bir dönem. Bu komisyonun yapısının bu şekilde dar olmaması gerekir. Biz daha önce Koronavirüs Tarım Bilim Kurulu oluşturulmasını önermiştik. Malesef böyle bir yola gidilmemiş konu sadece hayvansal üretimle sınırlı kalmış. Dolayısıyla böyle bir komisyonun ne gibi çalışmalar yapacağını merak ediyoruz" ifadelerini kullandı.

`KOMİSYONDAN KURULA GEÇİLMESİNİ ÖNERİYORUZ`

Öte yandan Tarım ve Orman Bakanlığı`nın bütünlüklü bir yaklaşım göstermediğini belirten Suiçmez, "İllerde Tarım Bilim Kurulması gündemde. Her ilde bir tarım kurulu kurulması yerine ülke düzeyinde Sağlık Bakanlığı’nın  yaptığı gibi geniş katılımlı; bitkisel, hayvansal ve gıda üretiminini ve üretim arzının devamlılığını sağlayacak yapıda bir komisyondan kurula geçmesini Bakanlığa öneriyoruz" şeklinde konuştu.

BAKANLIK SORUNLARI İLLERE HAVALE EDİYOR

Bakanlığın salgın döneminde ekonomik önlem önerilerini dikkate almayarak sorunu illere havale ettiğinin altını çizen Suiçmez, ekonomik önlemlere ilişkin, "Bakanlık parça parça önlemlerini açıklıyor. Ekonomik olarak kredi faiz borçaları silinmesini istedik. Tarım Kredi Kooperatifi iki ay, Nisan sonuna kadar ertelemeyi gündeme getirdi. Fakat, Ziraat bankası ve özel bankalarda şu an bir şey yok. Önerdiğimiz her soruna karşı Bakanlık konuyu illere atıp, bütüncül bir ekonomi paketi yayınlamadı. 65 yaş üstü dahil atılacak olumlu adımları destekliyoruz. Ama özellikle parça parça ekonomik destek içermeyen adımlarla, örneğin mazotta KDV indirimi dahil, bu sorun çözülemez" ifadelerini kullandı.

CUMHURBAŞKANI`NIN ÖDEDİK DEDİĞİ 2019 DESTEĞİ

Öte yandan, "Tarım Yasası ile desteklerin Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 1’inden az olmaması hükmü var" diyen ZMO Başkanı Suiçmez, "Şu anda Adana’da mısır ekimi gündemde. Stoklarımız yeterli deniliyor. Mısır’da bir tek 2015- 2016 sezonunda kendimize yeterli olmuşuz. Onun dışındaki yıllarda yetersisiz. 2018-2019 sezonunda yüzde 70 yeterlilik var. Kendimize yetersiz, ithalatçı bir ülkeyiz. Diğer ürünlerde de bir an evvel tarımsal üretim planlaması yapılmalı. 

2020 desteklerinin en azından yarısı şimdi verilmeli. Desteklerin tamamı bu yıl içerisinde verilmeli. Cumhurbaşkanı 2020 desteklerini ödedik dedi. Halbuki ödenen 2019 yılı destekleriydi. Dolayısıyla 2019 desteklerinin tamamen ödenmesi, 2020 desteklerinin altı ay öncesinde ödenmesi önemli.

Tarım Yasası ile desteklerin Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 1’inden az olmaması hükmü var. Malesef hep 1000’de 5’lerde kaldı bu düzey. 2021 bütçesinde ilk defa en az GSMH’nın yüzde 1’nin bütçeye konulması gerekiyor" önerilerinin hayata geçirilmesinini gerekliliğinin altını çizdi.

ZMO`NUN TARIMSAL ÜRETİM SEFERBERLİĞİ TALEBİ

Öte yandan ZMO ,18 Mart 2020 tarihli Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’nın ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın açıkladığı, “Ekonomik İstikrar Kalkanı” adı ile devreye girecek 100 milyar TL tutarındaki 19 maddelik tedbirler paketinde tarıma yer verilmemesini eleştirmiş ilerleyen günlerde Tarımsal Üretim Seferberliği ilan edilmesini talep etmişti.

ZMO`nun koronavirüs salgını döneminde yapılması gerekenlere dair önerileri;

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanan üretici destekleme başvuru tarihleri, salgının etkilerinin şu an belirsizliği nedeniyle üreticilerin önünü görebilmesi açısından destekleme kapsamındaki diğer ürünler için de uygulanmalıdır.

Bitkisel ve hayvansal ürünler destekleme kapsamı da genişletilmelidir.

“Ekonomik İstikrar Kalkanı” ile esnaf ve sanatkârlara sağlanan kredi borcu ödeme kolaylığı, çiftçilerimizin bankalara ve Tarım Kredi Kooperatifine olan borçlarını da kapsayacak şekilde genişletilmelidir. İcralık çiftçiye, serbest çalışan icralık ziraat mühendisine borç yapılandırması getirilmeli; üretimde bulunan çiftçiye ve serbest çalışan ziraat mühendisine düşük faizli kredi tahsis edilmelidir.

Dövizdeki artışa paralel artan girdi fiyatlarındaki kaçınılmaz yükselişi önlemek için girdilerde KDV indirimi dahil üreticiyi ve üretimi rahatlatıcı önlemler ivedilikle alınmalı, ek destekler açıklanmalıdır. Tarımsal girdilerin üretilmesi ve üreticiye ulaştırılması konusunda ülkemiz için farklı seçenekler aranmalı, öncelikle tarımsal ilaç ve gübre olmak üzere yerli girdi üretimine yönelik gerekli ar-ge çalışmaları hızlandırılmalı ve süreç koşulsuz desteklenmelidir.

Gıda güvenliği ve gıda güvencesi ülke gündemindeki yerini almalı, olumlu resmi açıklamalara karşın, merdiven altı üretim, stokçuluk ve fahiş fiyatlar boyutu dahil uygulamaların doğru, etkin ve hızlı olmasına daha çok özen gösterilmelidir. Üreticiden tüketiciye kadar güven ortamına dayalı sağlıklı besin zinciri kurulmalıdır.

Olabildiğince doğrudan temastan kaçınmak için tüm yurttaşlarımız ile birlikte, kamuda ve özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın mesai saatleri, idari izin, uzaktan çalışma ve benzeri önlemlerle en temel hakları olan sağlıklı yaşama hakkına özel önem gösterilmelidir.

Covid-19 salgınından ders çıkararak ülkemizde bir an önce tarım politikası değişikliğine gidilmelidir. Söylemler dışında somut olarak, tarım arazilerimizi koruyacak şekilde ülke düzeyinde arazi kullanım planlaması yapılmalı; korunan tarım arazilerimizde üretim miktarı artışı, ürün çeşitliliği ve üretim sürekliliğini sağlayan tarımsal üretim planlamasına geçilmeli; tarımsal ürün dışalımı kısıtlanmalı; girdi maliyetleri düşürülerek ürün desteklerinin artırılmasına yönelik çalışmalara derhal başlanmalıdır.

Tarımsal ürünlerin dışalımında uygulanan koruyucu önlemler, özellikle salgının yaygın olarak görüldüğü ülkelerden (Çin, Amerika Birleşik Devletleri, İran, Avrupa Birliği, ve diğer…) gelen ürünler için yeniden gözden geçirilmeli, salgını sınırlarımızda engelleyecek şekilde gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

Tarımsal üretimde önemli ve gerekli bir işgücü konumunda bulunan geçici, gezici ve mevsimlik tarım işçilerin karşılaşacağı sorunlara yönelik kalıcı çözüm önerileri geliştirilmeli, salgın döneminde üretim sezonu öncesi gerekli önlemler ivedilikle yürürlüğe konulmalıdır.

Ülkemizin her yerinde gerekli duyuruların ve uyarıların yapılmasının yanında, dezavantajlı kesim olan kırsal alanlarda yaşayan insanlarımıza yönelik olarak ek uyarıların yapılması ve yaygınlaştırılması, yaşanabilecek salgının önlenmesi açısından son derece önemlidir.

 

Haber:İsa Uğur ERDOĞAN

Haber kaynağına ulaşmak için lütfen tıklayınız. 

Okunma Sayısı: 35