ARTI GERÇEK: MISIR ÜRETİMİNDE 10 YILDA BİR KEZ KENDİNE YETERLİ OLDUK- 5 NİSAN 2020

GENEL MERKEZ
05.04.2020 (Son Güncelleme: 05.04.2020 13:31:46)

"Verim oranı dünyaya göre yüksek olan Türkiye`de buna rağmen dışa bağımlılık sürüyor."

Mısır üretiminde 10 yılda bir kez kendine yeterli olduk

ARTI GERÇEK- Tarım politikalarının üretim aleyhine getirilip, çiftçi borç batağına sürüklenirken pamuğun yerine uluslararası tarım tekellerinin yönlendirmesi ile ikame edilen mısır üretiminde dışa bağımlılık süreklileşti. Son on yılda sadece bir kez kendi kendine yeterli olundu.

Samandan, pirince hatta soğan ve patetesi dahi ithal eden bir zamanların tarım ülkesi Türkiye`de dışa bağımlılığın bir kalemi de mısır. Dünya genelinde mısır verimi ortalaması 580 kg iken, 700 ile 1000 kg verimlilik elde eden Türkiye`de, buna rağmen mısırı ithal ediyor.

TÜKETİM ARTTI ÜRETİM DÜŞTÜ

Ziraat Mühendisleri Odası`nın (ZMO) hazırladığı rapora göre, 1961 yılında 705.000 hektar alanda üretilen mısır, 2001/02 sezonunda 550.000 hektara düşmüş, 2015/16 sezonunda 688.170 hektara çıkmış, 2018/19 sezonunda ise 591.900 hektara düştü.

Mısırda kullanım, 2001- 2002 yılında 3.374.987 tondan 2018-2019 yıllarında 9.211.366 tona çıktı. Mısırın %75’ i yem,  kalan % 20’lik bölümü nişasta-glikoz sanayinde, % 5’i ise endüstride, yağ üretiminde ve tohumluk olarak kullanılıyor.

ZMO`nun açıkladığı raporda, "Son 10 yılda mazottaki fiyat artışı %216, üre gübrede %292, DAP gübrede %262, 20:20:0 kompoze gübrede %277 olurken, mısır fiyatlarında artış %185 olmuş, mısır üreticisi yoksullaşmıştır" denildi.

STOKLAR YETERLİ DEĞİL

Mısırda ithalata bağımlı olunduğunun vurgulandığı raporda, "Mısır dışalımı dane mısır ile sınırlı olmayıp, mısırın işlenmesi sonucu ortaya çıkan mısır nişastasının atığı olan mısır grizi ve DDGS kimi yan ürünler de küspe ve kepek yerine yem sanayinde kullanılmak üzere ithal edilmektedir.2020 yılı ve sonrası için mısır stoklarımız yeterli değildir" ifadelerine yer verildi.

DEVLET BİLE YABANCI TOHUM SATIYOR

Yıllık ortalama 50.000 ton civarında tohumluk üretildiği bilgisi yer alan raporda, "Verimli yerli mısır tohumları geliştirilmesine rağmen sektör hala yabancı firmaların tekelinde olup, %90-99 oranında yurt dışına bağlı durumdadır. Tarım Kredi Kooperatifleri bile yabancı mısır tohumlarını satmayı tercih etmektedir" denildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine dayandıırılan ithalat miktarı ise 2012 yılında246 milyon $ değerinde 807 bin ton olan mısır ithalatı, 438 milyon $ değerinde 2.122.734 ton oldu.

Raporda, "Mısır dışalımında bazı yıllarda kış dönemlerinde %20 civarında olan mısır gümrük vergisinin, yaz aylarında iç tüketimi korumak için %70’lere çıkarıldığı uygulamalar karşısında, gümrük ve vergi tarifeleri ile oynanarak kısa sürede “kimler ne kadar haksız kazanç elde ediyor?” konusu da gündemimizden düşmemeli, bu tür rant amaçlı düzenlemelere izin verilmemelidir" ifadelerine yer verildi.

ORGANİK ÜRETİME GEÇİŞ GÜNDEME TAŞINMALI

2017 yılı itibariyle 36 adet genetiği değiştirilmiş soya ve mısır çeşidinin yem amaçlı olarak kullanılmasına onay verildiği bilgisinin yer aldığı raporda, "Tohum, kimyasal ilaç ve gübre piyasasının ulusötesi şirketlerinin kontrolünde olması ve siyasi iktidarın alacağı politika kararlarını kendi lehlerine çevirmek için lobi faaliyetleri yürüttükleri günümüzde, yoğun (entansif) tarımın gerekliliği tartışmaları arasında, mısırda organik üretime geçiş olanakları da orta ve uzun dönemde gündeme taşınmalıdır" çağrısı yapıldı.

ZMO çözüm olarak ise mısır üretim alanı ve ürün müktarının belirlenmesi gerektiğini belirterek, GDO`lu ithalata ve üretime izin verilmemesi gerektini ifade etti. Çiftçiye verilen desteklerin artırılması, borçların yapılandırılarak faizlerin silinmesini öneren Toprak Mahsülleri Ofisi`nin (TMO) yeterli alım yapmadığını eleştiren ZMO garantili ürün fiyatı açıklanmasını istedi.

ZMO koronavirüs salgınının çiftçileri etkiledğini de vurgulayarak, "Ülkemizde, bugünlerde başta Çukurova bölgesi olmak üzere, mısır ekimi zamanı. Yüksek girdi maliyetleri ve yetersiz desteklerle zaten zor koşullarda üretmeye çalışan çiftçilerimizin, Covid-19 salgınının da etkisiyle üretim koşulları iyice zorlaştı" ifadelerine yer verdi.

 

Haber kaynağına ulaşmak için lütfen tıklayınız. 

Okunma Sayısı: 8