YAŞ SEBZE VE MEYVE TİCARETİNDE NELER OLUYOR?

GENEL MERKEZ
24.06.2003 (Son Güncelleme: 24.06.2003 14:02:42)

GİRİŞ :

TÜRKİYE'de bahçe bitkileri tarımı yapılan alanın işlenen araziye oranı % 12.4'TÜR. YAŞ SEBZE VE MEYVE ÜRETİMİ YILLARA GÖRE DEĞİŞMEKLE BİRLİKTE 36 MİLYON TON CİVARINDA OLUP, DÜNYADA ÜRETİLEN İNCİRİN YAKLAŞIK % 27'si, kayısının % 17'Sİ, KAVUNUN % 12'si, karpuzun % 11'İ, YEŞİL FASULYENİN % 14'ü, patlıcan ve domatesin % 9'U, TURUNÇGİLLERİN % 13'ü ülkemizde üretilmektedir. Dünya sebze üretiminde Türkiye'NİN PAYI İSE %3 DOLAYINDADIR.

TÜRKİYE'de yaş sebze-meyve üretiminin yalnızca % 5’i dışsatıma konu olmaktadır. Aynı oran İspanya’da % 45, İsrail’de % 31’dir. Bu anlamda, üretilen yaş sebze ve meyvenin % 95’i ülke içinde kalmakta, bu miktarın % 25-30’u ise tüketim merkezlerine ulaşamadan çürümektedir.

Yaş sebze ve meyve ticareti, bu ürünlerin üretimi ile uğraşan üreticileri, üretici birlikleri ve kooperatifleri, taşıyıcıları, aracı ve komisyoncuları, toptan ve perakende çalışan tüccarları, dışsatımcı ve dışalımcıları, yerel ve merkezi kamu örgütünü ve en önemlisi bu ürünlerin tüketicisi konumundaki geniş halk yığınlarını çok yakından ilgilendirmektedir.

Bununla birlikte, bu kapsamda değerlendirilen ürünler hiçbir zaman, son günlerde olduğu kadar kamuoyunun gündemine oturmamıştı... Önce Merkez Bankası Başkanı bir türlü hedeflenen oranlara indirilemeyen enflasyonun sorumlusu olarak sivri biberi gösterdi ve kadınları sivri biber satın almayarak enflasyonla mücadeleye çağırdı!.. Ardından kim oldukları belli olmayan bir grup siyah gömlekli genç, İstanbul’da Taksim meydanının göbeğinde halka 2 ton bedava fasulye dağıttı. Gerekçe olarak ta yoğunlaşan fındık ve patates reklamlarına duydukları tepkiyi gösterdiler. Kampanyanın adı da kendisi kadar ilginçti: fasulyenin faydaları...

"Hal mafyası" tanımının günlük kullanım diline girişi ve yaygınlaşması, şimdilerde onlarcası bulunan diğer mafya çeşitlerinden daha eskiye dayanmaktadır. Kimi zaman siyasilerin ağzından “hal mafyasının belinin kırıldığına” dair çeşitli açıklamalar duyulsa da, bugüne değin ne çatışmanın nerede olduğuna dair herhangi bir ize rastlanabilmiştir ne de bu “mücadelenin” olumlu sonuçları hissedilebilmiştir. Gözle görülen tek şey zaman zaman yaş sebze ve meyve fiyatları ucuzlamasın diye Boğaz’ın sularına dökülen yüzlerce ton biber-patlıcan-domates manzarası ve pazarcılarla zabıtalar arasında bitmek bilmeyen itiş- kakıştır.

Bu toz-duman ve sis perdesinin biraz aralanması ve bu alanda neler yapıldığına bir bakılması, kuşkusuz önem taşımaktadır. Ayrıca böylesine bir çalışma, Türkiye’de yaşamın her alanında görülen “değişim ve gelişimin”, zamanlaması da dahil olmak üzere, toptancı halleri ve yaş sebze-meyve ticaretine ilişkin düzenlemelere de yansıdığını ortaya koymaktadır.

Yasal Çerçeve :

Konu alan ile ilgili en üst düzenleme, Anayasa’nın 45. maddesinde yer almaktadır. Sözü edilen maddenin son fıkrasına göre; “Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.” 1982 Anayasası’nın bu genel hükmü dışında, konu ile ilgili yasal düzenlemelere, aşağıda kronolojik sıra ile değinilmektedir;

1580 sayılı Belediye Kanunu ile, alanla ilgili kimi düzenlemeler belediyelerin görevleri arasında gösterilmektedir. Konu yasanın 15. maddesinin 58. bendinin belediyelere yönelttiği görevin tanımı şöyledir; “ Her nevi et, yağ, balık, zeytinyağı, peynir ve sebze ve meyve, turşu, tuzlu balık gibi muhafazası ve satılması sıhhi ve baytari şeraite tabi yenilecek şeylerin müzayedeli, müzayedesiz toptan alım ve satımının muayyen mahallerde ve belediye nezareti altında icrasını temin için haller tesis ve idare etmek”

Alana yönelik ilk özel düzenleme ise, 12.09.1960 tarih, 80 sayılı ve “1580 Sayılı Belediye Kanunu’nun 15. Maddesinin 58. Bendine Tevfikan Belediyelerce Kurulan Toptancı Hallerinin Sureti İdaresi Hakkında Kanun” başlığını taşıyan yasa ile getirilmiştir. Bu yasa hükümleri uyarınca, toptancı halleri kamu malıdır ve kiraya verilemez. Belediye hudutları içinde yalnızca halde yapılacak toptan satışlar, kooperatif veya kooperatif birlikleri, üretici ve komisyoncular tarafından yapılabilir, ancak bunlar birbirlerinden mal alıp satamazlar. Hale ilişkin düzenlemeler, belediye meclislerinin çıkaracağı yönetmeliklerle belirlenir, yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlara belediye encümenince çeşitli cezalar verilir. Kendilerine halde yer verilen ilgililer, belediyeye bir ücret ve resim öderler. Alınacak komisyonun miktarı, % 8’i aşmamak üzere encümence saptanır.

Daha sonra, 28.06.1984 tarihinde 3033 sayılı yasa ile 1580 sayılı Belediye Yasası’nın 15. maddesi 58. bendine getirilen ek hükümler ile; belediyelerin, belediye hudutları içinde, gerçek veya tüzelkişilere yaş meyve ve sebzelerin toptan alımı ve satımı için haller açma izni verebileceği, açılacak toptancı hallerinin kuruluş, yönetim ve işleyişlerine ait usul ve esasların nüfusu 250.000’in üzerindeki belediyelerde belediye meclislerince, nüfusu 250.000'DEN AZ OLAN BELEDİYELERDE İSE SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞINCA ÇIKARILACAK BİR YÖNETMELİKLE SAPTANACAĞI, TOPTANCI HALİ KURACAK OLAN GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERE T.C. ZİRAAT BANKASINCA KREDİ VERİLECEĞİ... HÜKME BAĞLANMIŞTIR.

1960 - 1995 ARASINDAKİ 35 YILLIK SÜRE, 80 SAYILI YASA VE BELEDİYE YASASI’NA EKLER GETİREN 3033 SAYILI YASA HÜKÜMLERİ İLE GEÇİLDİKTEN SONRA, KENDİSİNDEN ÖNCEKİ DÖNEMİN UZUN SÜRELİ SESSİZLİĞİNİN AKSİNE, ARDI ARDINA KONU İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER GETİRİLMİŞTİR. İLK OLARAK, 24.06.1995 TARİHİNDE, 552 SAYILI “YAŞ SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ VE TOPTANCI HALLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME” ÇIKARILMIŞTIR.

552 SAYILI KARARNAME İLE ÜÇ TEMEL AMAÇ HEDEFLENMİŞTİR; YAŞ SEBZE VE MEYVE ÖNCELİKLE HALLERDE TOPLANACAKTIR; SERBEST REKABET KOŞULLARI ALTINDA EN UYGUN FİYAT OLUŞUMU SAĞLANACAKTIR VE DENETİM GENİŞ ÖLÇÜDE BELEDİYELER ELİYLE YÜRÜTÜLECEKTİR. KHK’NİN YASADAN FARKLI OLARAK GETİRDİĞİ TEMEL DÜZENLEMELER ŞÖYLE ÖZETLENEBİLİR; TOPTANCI HALLERİ BELEDİYELER İLE GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLER TARAFINDAN, BAKANLIĞIN İZNİ İLE KURULUR. BAKANLIK BU İZNİ VERİRKEN, FİYATLARIN SERBEST REKABET KOŞULLARINA GÖRE OLUŞMASI, ÜRETİCİ VE TÜKETİCİNİN KORUNMASI... GİBİ HUSUSLARI DEĞERLENDİRİR. ÜRETİCİ BİRLİKLERİ HARİÇ TÜM KİŞİ VE KURULUŞLAR MALLARINI TOPTANCI HALİNDEN GEÇİRMEK ZORUNDADIRLAR. KOMİSYONCULARIN ALACAKLARI KOMİSYON ORANI % 8’İ AŞMAMAK KAYDIYLA, TARAFLARCA BELİRLENİR. ÜRETİCİLER, BELEDİYELERCE BELİRLENEN MİKTARLARI AŞMAMAK KAYDIYLA ÜRETTİKLERİ MALLARI ÜRETİCİ PAZARLARINDA TOPTANCI HALE GİRİŞ ZORUNLULUĞU ARANMAKSIZIN DOĞRUDAN TÜKETİCİLERE SATABİLİRLER.

BUNDAN YAKLAŞIK 4 AY SONRA, 552 SAYILI KHK’DE DEĞİŞİKLİK YAPAN 4128 SAYILI YASA 07.11.1995 TARİH, 22456 SAYILI RESMİ GAZETE’DE YAYINLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. “TOPTANCI HALLERİNİN KURULUŞ ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK” İN 03.11.1996 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNİN ARDINDAN, SON OLARAK, 4367 SAYILI “YAŞ SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ VE TOPTANCI HALLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNE DAİR” 4367 SAYILI YASA, 14.06.1998 TARİH, 23372 SAYILI RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR.

4367 SAYILI YASANIN TEMEL OLARAK, YAŞ SEBZE VE MEYVELERİN HAL DIŞINDA PAZARLANMASINDAN DOĞAN VERGİ KAYBININ ÖNÜNE GEÇMEK, KAYITDIŞI EKONOMİYİ AZALTMAK VE YAŞ SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİ OLABİLDİĞİNCE LİBERALİZE ETMEK OLDUĞUNU SÖYLEMEK YANLIŞ OLMAYACAKTIR. HAL DIŞI SATIŞA KONU OLDUĞU İÇİN KAYITDIŞINDA OLAN SATIŞLARDAN İLERİ GELEN VE 1998 RAKAMLARIYLA 2 KATRİLYON TL. OLAN BİR VERGİ KAYBININ ÖNLENMESİNDEN SÖZ EDİLMEKTEDİR. ASAL AMAÇ VERGİ TOPLAMAK OLUNCA, GETİRİLEN DÜZENLEMELERİN ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ LEHİNE OLMASINI BEKLEMEK TE OLANAKLI DEĞİLDİR. YASA KAPSAMINDA, HALE GİRMEDEN SATIŞ YAPANLARIN “TAŞIMA ARAÇLARI FAALİYETTEN MEN EDİLİR”. HALİN AKTÖRLERİ ARASINDA ARTIK, “KENDİ NAM VE HESAPLARINA OLMAK ÜZERE TİCARET YAPAN GERÇEK VE TÜZEL KİŞİ TACİRLER” DE VARDIR. ‘TİCARETE DİNAMİZM GELECEKTİR‘ GEREKÇESİYLE, KOMİSYONCULARIN ALACAĞI KOMİSYON ORANI SERBEST BIRAKILMIŞTIR. HAL DIŞINDA YAPILAN SATIŞLARDAN ALINAN PAY, YÜZDE 10’DAN YÜZDE 20’YE ÇIKARILMIŞTIR. KAYNAĞI BELLİ OLMAYAN YAŞ SEBZE VE MEYVENİN GELİR VERGİSİ VERMEDEN SATIŞININ ENGELLENMESİ AMACIYLA, YÜZDE 10 KANUNî KAMU KESİNTİSİ YAPILMASI ÖNGÖRÜLMÜŞTÜR. HAL ZABITASINA, SEMT PAZARLARINI DENETLEME YETKİSİ VERİLMİŞTİR. AYRICA, HAL DAHİLİNDEKİ HAKEM KURULUNUN ALDIĞI KARARLARI BAKANLIK ONAYIYLA BOZMA VEYA DEĞİŞTİRME YETKİSİ GETİRİLMİŞTİR.

YAŞ SEBZE VE MEYVENİN ÖYKÜSÜ

YAŞ SEBZE VEYA MEYVE, ÜRETİLDİĞİ YERDEN TÜKETİM MERKEZİNE ULAŞIMI AMACIYLA ÖDENEN NAVLUN, FİYATINI YÜZDE 4 İLA 15 ORANINDA ARTIRMAKTADIR. AYRICA BU FİYATLARA KDV İLAVE EDİLMEKTEDİR. BUNDAN BAŞKA HAL İÇİNDEKİ NAKLİYE, HAMMALİYE, % 2-3 BELEDİYE RÜSUMU, % 4 STOPAJ, MİLLî SAVUNMA FONU, % 8 İLâ 10 ARASINDA KOMİSYON SÖZ KONUSUDUR. KOMİSYONCU TÜM HABERLEŞME GİDERLERİNİ ÜRETİCİDEN TAHSİL ETMEKTEDİR. SATIŞ FİYATININ % 1’İ ORANINDA BAĞ-KUR PRİM KESİNTİSİ YAPILMAKTADIR.

BU TABLONUN ÜLKE PRATİĞİNDEKİ SOMUTLAŞMASI İSE, ÜRETİCİDEN 50.00 İLA 100.000 TL. ARASINDA ÇIKAN DOMATESE, TÜKETİCİNİN 750.000 - 900.000 TL ÖDEMESİ İLE ORTAYA ÇIKMAKTADIR.

YASALARIN BU SORUNLARA YÖNELİK ÇÖZÜMLERİ NELERDİR?

SON OLARAK YASALAŞTIRILAN 4367 SAYILI YASA DAHİL, HİÇBİR YASAL DÜZENLEME, SORUNU DOĞRU TESPİT EDİP DOĞRU ÇÖZÜMLER GETİRME AMACINI (EN AZINDAN KAPSAMINI) TAŞIMAMAKTADIR. TÜRKİYE'de yaş meyve-sebze sektörünün; üretim yapısından, fiziki altyapısından ve pazarlama altyapısından kaynaklanan sorunları bulunmaktadır. Bu sorunlardan muhafaza, ambalaj, girdi kullanımı, etiketleme, organik tarım, yetiştiricilik sistemleri, pazarlama altyapısının uygunsuzluğu ve eksikliği, üretici örgütlenmesindeki yetersizlikler öne çıkmaktadır. Alanla ilgili olarak kronolojik sıra içinde getirilen düzenlemeler, bu sorunların çözümüne yönelik yaklaşımlar içermekten öte, zincirin ilk ve son halkası olan üretici ve tüketici aleyhine bir eğilim sergilemiştir. Meyve ve sebze üretiminin artırılması, asıl hak sahibi üreticinin sistemden aldığı payı artırırken fiyatların düşürülmesi, yasal düzenlemelerin temel eksenini hiçbir zaman oluşturmamıştır.

Türkiye’de son yıllarda, tarımdaki kayıt dışılığın önlenmesinin en ivedi sorun olduğu yolunda bir sav gelişmektedir. 4367 sayılı yasanın da diğer yan amaçları dışında temel amacı bu yöndedir. Türkiye’nin -finans sektörü dahil- tüm kesimlerinde yaygın bir kayıt dışı ekonominin varlığı herkes tarafından bilinmektedir. Bunun yanında istihdamın % 47’sini barındırırken gayri safî millî hâsılanın ancak% 16’sını alan tarımın öncelikli hedef haline getirilmesi, tarımdaki sahipsizliğin ve yoksulluğun yol açtığı vahim bir gelişmedir.

Tarım sektörü içinde bahçe bitkileri alt sektöründe de durum farklı değildir. Bahçe bitkileri ile aktif olarak uğraşanların sayısı hakkında bir veri edinebilmek, tarımın sosyal yapısı düşünüldüğünde pek te kolay olmamaktadır. Ülkemizde tarımsal işletmeler, birçok üretim şeklini aynı anda gerçekleştirmektedirler. Örneğin pamuk çiftçisi aynı zamanda turunçgiller ve sebzecilik ile de uğraşabilmektedir. Bu nedenle, bahçe bitkileri üretici sayısına yönelik değerlendirmeler tahminden öteye geçememektedir. Bununla birlikte, tarım sektörünün aktif nüfusun % 41'İNİ BARINDIRDIĞI VE İŞLENEN TOPLAM ARAZİNİN %12'sini de bahçe bitkilerinin oluşturduğu gerçeğinden hareketle, Türkiye'DE YAKLAŞIK 2.5-3 MİLYON KİŞİNİN BAHÇE BİTKİLERİ ALANININ ÜRETİM CEPHESİNİ OLUŞTURDUĞUNU SÖYLEMEK YANLIŞ OLMAYACAKTIR. NÜFUSUN TAMAMI İSE ÜRETİLEN ÜRÜNLERİN TÜKETİCİSİ KONUMUNDADIR. BU DEĞERLENDİRMELER AYNI ZAMANDA, BİR AVUÇ ARACININ ÇIKARLARININ, 65 MİLYON ÜRETİCİ VE 3 MİLYON TÜKETİCİNİN YARARLARINA YEĞLENDİĞİ SONUCUNU ORTAYA KOYMAKTADIR.

Okunma Sayısı: 9918