TEKİRDAĞ’DA OSB SINIRLARI İÇİNDEKİ MUTLAK VE SULU TARIM ARAZİLERİ HAKKINDA VERİLEN ACELE KAMULAŞTIRMA KARARININ İPTALİ İÇİN MAHKEMEYE BAŞVURDUK

GENEL MERKEZ
28.05.2014 (Son Güncelleme: 28.05.2014 17:59:07)

 Yürütmenin Durdurulması Taleplidir

 

DANIŞTAY 6. DAİRESİ BAŞKANLIĞI‘NA

                                                                                  DOSYA NO:E:2014/3933

DAVACILAR             : 1) TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası

                                          Karanfil Sk.No:28/12 Kızılay/ANKARA

 

                                     2) Halit ORHAN

                                         Nusratlı Mh. Nusratlı Küme Evl. No-47 Süleymanpaşa/TEKİRDAĞ

 

                                     3) Mehmet KATIRCI

                                        Zafer Mh.Hanımlar bayırı Sk.No-4/1 Süleymanpaşa/TEKİRDAĞ

 

VEKİLİ                      : Av.Zühal SİRKECİOĞLU DÖNMEZ-41998670172

DAVALI LAR            :1)  T.C. Bakanlar Kurulu /Ankara

                                    2) Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı/Ankara          

 3)Tekirdağ Valiliği (Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı)

KONUSU                   :Acele Kamulaştırmaya ilişkin 2014/6065 sayılı Bakanlar Kurulu                                                        Kararının Yürütmesinin durdurulması ve İptaline karar verilmesi talebidir.

RG YAYIN TARİHİ  : 05/05/2014

AÇIKLAMALAR     : 5 Mayıs 2014 tarih 28991 sayılı RG`de yayınlanan 2014/6065 sayılı Bakanlar Kurulu kararında; Tekirdağ İli, Süleymanpaşa İlçesinde bulunan ve ekli listede parsel numaraları belirtilen taşınmazların Tekirdağ Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerisinde kalmaları nedeniyle adı geçen organize sanayi bölgesi adına Tekirdağ Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılması; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının11/2/2014 tarihli ve 478 sayılı yazısı üzerine, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesine göre, Bakanlar Kurulu`nca 10/3/2014 tarihinde kararlaştırılmıştı, denilmektedir.

İPTAL NEDENLERİ           : 2942 Sayılı Kanunun 27.maddesi ‘3634 Sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılması`nı düzenlemektedir. Bakanlar Kurulu‘na her ne kadar Kanunun 27.maddesinin uygulanması konusunda yetki verilmiş ise de yasanın lafzından Bakanlar Kurulunun kendine tanınan bu yetkiyi kullanırken "yurt savunması" veya buna benzer bir halin varlığı zorunluluk arz etmektedir.

            Bakanlar Kurulu Kararı bir yetki devri niteliğinde işlem olması sebebiyle de hukuka aykırıdır. Kararda, organize sanayi bölgesi adına Tekirdağ Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından acele kamulaştırma yapılacağı yer almaktadır. Oysa Kanun bu yetkinin kullanılmasını Bakanlar Kuruluna bırakmıştır. İdare Hukukunun kadim kaynaklarına ve evrensel değerlerine nazaran bu tür bir yetkinin kullanımı her somut olayda gerekçesiyle birlikte açıklanmak ve mezkur yetki de o çerçevede kullanılmak zorundadır. Bunun aksine bir kabul Bakanlar Kurulunun uhdesinde olan bir yetkiyi çerçevesi belli ol(a)maycak biçimde bir görece bağımsız düzenleyici kuruma devretmesi sonucunu doğuracaktır

               2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde: ‘`3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın (Değişik ibare:24.04.2001- 4650/15 md.) 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına (Değişik ibare: 24.04.2001- 4650/15 md.) 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.`` kuralına yer almıştır.

            Anayasanın 46.maddesi uyarınca Devlet ve kamu tüzel kişileri kamu yararının gerektirdiği hallerde özel mülkiyette bulunan malları yasada gösterilen esas ve usullere göre kamulaştırmaya yetkilidir. Buna göre bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması kamu yararının kaldırılması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yapılmasına olanak tanınmıştır.

          Bu koşulların ikisinde Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğe Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerektiği açıktır. Nitekim anılan maddenin gerekçesinde de acele ve istisnai hallerde kanunun önceki hükümlerine uyulmasının çeşitli sakıncalar yaratabileceği gibi kamunun büyük zararlara uğramasının da muhtemel olabileceği belirtilerek maddede belirtilen şartların varlığına bağlı olarak kıymet takdiri dışındaki bazı yasal işlemlerin sonraya bırakılarak maddede öngörülen süre ve şekilde taşınmaza el konulması düzenlenmiştir.

          Kamulaştırma işlemlerinde acelelik halinin uygulanabilmesi için Bakanlar Kurulu Kararında acelelik hali ve bu hali gerekli kılan durumlar ile gerek acele kamulaştırmanın konusu gerekse acele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi acelelik halinin dışındaki durumlar için Bakanlar Kurulu Kararının uygulanmasını sağlayacak ayrıntıya kararda yer verilmesi yasa koyucu tarafından acelelik halini belirleme konusunda Bakanlar Kurulu`na tanınan yetkinin başka bir makam ya da mercii tarafından  kullanılması sonucunu doğuracak yetki devrini içerecek unsurlar taşımaması gerekmektedir.

          Yüksek Mahkeme; "kamulaştırma işlemlerinde acelecilik halinin uygulanabilmesi için Bakanlar Kurulu kararında acelecilik hali ve bu hali gerekli kılan durumlar ile gerek acele kamulaştırmanın konusu gerekse acele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi acelelik halinin dışındaki durumlar için Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasını sağlayacak ayrıntıya kararda yer verilmesi, yasa koyucu tarafından acelelik halini belirleme konusunda Bakanlar Kurulu‘na tanınan yetkinin başka bir makam ya da mercii tarafından kullanılması sonucunu doğuracak yetki devrini içerecek unsurlar taşımaması gerekir" demekle Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına yetki devri anlamına gelen Bakanlar Kurulu‘nun ilgili kararının hukuka aykırılığını açık bir biçimde teyid etmiştir (Danıştay Altıncı Dairesi‘nin 2011/5000E. Sayı ve 4.7.2011 tarihli karar).

Anayasa 13 ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa`ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkün ise de öncelikli koşul kamu yararının bulunmasıdır. Mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile ortadan kaldırılması kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Oysa kamulaştırılacak araziler mutlak ve sulu tarım arazisi olup 5403 sayılı Kanuna göre tarım dışı kullanımları mümkün değildir. Her ne kadar tarım dışı kullanım kararı alınmışsa da kararın iptali için Tekirdağ İdare Mahkemesinin E.2014/591 sayılı dosyasında dava açılmıştır. Taşınmaz sahibi çiftçilere hiçbir bilgi verilmeden 12/11/2013 tarihli Toprak Koruma Kurul kararı alınmış ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından da uygun bulunmuştur. Kararların gerekçeleri, alternatif alan bulunup bulunmadığı ve kamu yararı kararı bilinmemektedir. Arazi sahipleri topraklarının kamulaştırılacağını duymuşlardır o kadar.

Yürütmenin Durdurulmasına İlişkin Taleplerimiz:

            Taşınmazların tamamının tarım arazisi olması nedeniyle tarım dışı (üstelik sanayide) kullanılacak olması başlıbaşına telafisi imkansız zararlara yol açacak bir uygulamadır. Daha dün yüzlerce işçimizin öldüğü maden kazasından sağ kurtulan bir işçinin söylediği gibi[1] tarım yapılan arazilerin yok edilmesi felaketten başka bir şey değildir.  Acele Kamulaştırma kararı yayınlanır yayınlanmaz bedel tesbiti için Asliye Hukuk Mahkemesinden talepte bulunulmuştur. Çok hızlı bir şekilde tapuda işlemler yapılıp çiftçilerin topraklarına el konulacaktır. Çiftçilerin tümü bu davaya müdahil olmak istemektedirler. Bu itibarla davalı idarelerin savunmasını dahi beklemeden tarım arazilerinin azından dava sonuna kadar korunması amacıyla yürütmenin durdurulmasına             ilişkin karar vermek hukuk devletine olan güvenin bir gereği olarak kaçınılmazdır.

Hukuki Nedenler      : Anayasa, 5403 s. TKAKK, Kamulaştırma K, İYUK, ilgili mevzuat.

Deliller                       : İdari işlemler, Danıştay kararları, Bilirkisi İncelemesi, Kesif ve yasal

                                     her türlü delil.

Sonuç ve İstem          :  Yukarıda açıklanan ve Yüksek Mahkemenizce de res‘en gözetilecek sebeplerle; 5 Mayıs 2014 tarih 28991 sayılı RG`de yayınlanan 2014/6065 sayılı Bakanlar Kurulu kararının  Yürütülmesinin durdurulmasına ve İptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davalı Tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederim.

Av.Zühal DÖNMEZ



[1] http://birgun.net/haber/asagida-1000-isci-vardi-14349.html: Bölgede tarımın yok edilmesinden dolayı madenlerde çalışmak zorunda bırakıldıklarını söyleyen Köken, "Çiftçiyi bitirdiler, tarımı bitirdiler, bizi madende çalışmak zorunda bıraktılar.

Okunma Sayısı: 427