KANAL B- "GÜNCEL" PROGRAMI

GENEL MERKEZ
22.05.2019 (Son Güncelleme: 14.06.2019 15:52:27)

ODA Başkanımız Özden GÜNGÖR, 22 Mayıs 2019 Çarşamba günü saat 16.00 da, Kanal B de Emre SAKLICA tarafından sunulan "Güncel" adlı programın canlı yayın konuğu oldu.

Başkanımız programdaki konuşmasında özetle: “14 Mayıs Çiftçiler Günü’nde çiftçilerin sorunlarını anlatmamız gerekiyor. Tarım Yasası’na göre tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynağın milli gelirin %1’inden az olamayacağı hükmü getirildi. Ancak hiçbir zaman %1 olmadı. 271 milyar TL verilmesi gerekirken çiftçiye 140 milyar TL verildi. Altyapısını tamamlamış olan AB ise bütçesinin %45’ini tarımsal desteklere ayırmaktadır.

Çiftçinin tarım desteklerinden yararlanabilmesi için Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı olması gerekiyor. Ancak, Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre ÇKS’ye kayıtlı çiftçi sayısı 2003 yılında 2,8 milyon iken 2018 yılında 2,1 milyona geriledi.

Çiftçilerin bankalara borcu iki yılda 105 milyar TL olurken, icra takibine takılan çiftçinin borcu 4 milyar TL yi buldu.

Girdi fiyatları döviz kurundaki yükselişe paralel olarak arttı. Mesela DAP gübresi %104, üre gübresinde  %114’e kadar yükseldi. Artan maliyetler karşısında çiftçi üretmekte zorlanıyor. Üretmeye çalıştıkça borcu artan, emeğinin karşılığını bulamayan çiftçi alanı terk ettikçe tarımın istihdama katkısı da yıllar itibarıyla geriledi. Tarımın istihdama katkısı 2010 yılında %23,7’den Ekim 2018’de %18’4’e geriledi.

Dünya Bankası verilerine göre ülkemiz tarımında 2017 yılında kişi başına düşen milli gelir 3.309 dolar oldu. Bu miktar İspanya’dakinden %81, Fransa’dakinden %84, Almanya’dakinden %85, ABD’dekinden %91 daha azdır.

Traktör üretimimiz ise 2017 yılında 72.000 iken 2018 yılında 48.000 oldu.

2002-2019 yıllarında toplam 55 milyon ton buğday ithal ederek, 15 milyar dolar ödedik. Üreticimiz yeterince desteklenirse ithalat yapmamıza gerek yoktur.

Tarım politikalarının yol açtığı sorunların yanında, çiftçi meteorolojik olayların tarıma olumsuz etkileri ile de mücadele etmek zorundadır.

21 Mayıs Dünya Süt Günü’nde üretici de tüketici dertli dedik. Hayvan sayısı azaldıkça, süt üretimi de azaldı. Yem maliyetlerinde ki yükseliş karşısında üretici süt üretiminden vazgeçti ve tüketici artan süt fiyatları karşısında, kayıt dışı olan gıda güvenliği şüpheli ürünlere yöneldi. Türkiye’de 2018 yılı çiğ süt üretimi 22.120.716 ton olmuştur. Bu üretimin 20.036.877 tonu sığır, 75.742 tonu manda, 1.446.271 koyun ve 561.826 tonu keçiden elde edilmiştir. TÜİK verilerine göre; Ticari süt işletmelerince 2019 Mart ayında 838 bin 444 ton inek sütü toplamıştır. Toplanan inek sütü miktarı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %8,6 azalmıştır. Mart ayında ticari süt işletmeleri tarafından içme sütü üretimi 131 bin 961 ton olarak gerçekleşmiş ve bir önceki yılın aynı ayına göre %18,5 azalış göstermiştir. İnek peyniri üretimi 58 bin 5 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre %10,2 azalırken, yoğurt üretimi 99 bin 11 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre %1,5 azalmıştır. Ayran üretimi ise 62 bin 148 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre %2,3 azalış göstermiştir.

Süt ve süt ürünleri üretimini artırmak için; ithalata son verilmeli, hayvan sayısı artırılmalı, yağlı tohum üretiminin arttırılması yem hammaddesi ihtiyacında dışa bağımlılığı en aza indirecektir, kooperatifçilik desteklenmeli, kayıt dışılık engellenmeli, süt toplama merkezleri dağınık olmamalı, denetimler artırılarak Ar-Ge çalışmalarına önem verilmelidir.

Tarımın sorunları yalnızca sermayenin fikirleri alınarak oluşturulamaz. Bakın Hal Yasası’na, Milli Tarım Projesine içeriğinde hep sermayenin etkileri var. Sermaye çiftçiyi düşünmez amacı sadece kâr elde etmektir.

Tarımın bu sorunlarına çözüm yolu bulmanın yollarından biri istihdamı artırmaktır. Fakıbaba döneminde 10.551 ziraat mühendisi istihdamı sözü verildi. Ama hâlâ bu söz tutulmadı. Biz Ziraat Mühendisleri Odası olarak 20-25 bin meslektaşımızın istihdam edilmesini istiyoruz.” Dedi.  

 

 

Okunma Sayısı: 1099
Fotoğraf Galerisi