“KIRSAL KALKINMA DESTEKLERİ KAPSAMINDA KIRSAL KALKINMADA UZMAN ELLERİN DESTEKLENMESİNE İLİŞKİN CUMHURBAŞKANI KARARI”NA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ

GENEL MERKEZ
12.07.2019 (Son Güncelleme: 12.07.2019 16:58:54)

 

2 Temmuz 2019 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Kırsal Kalkınmada Uzman Ellerin Desteklenmesine İlişkin 1310 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı” son derece olumlu olmakla birlikte, geçmişte itiraz ettiğimiz bir takım yanlış uygulamaların da adeta itirafı konumundadır.

Karar ile tarım, ormancılık, gıda ve su ürünleri alanlarında eğitim veren meslek yüksekokulu veya üniversite mezunu genç ve uzman insanların asıl çalışma alanları kırsal alanda istihdamlarına katkı sağlamak ve söz konusu faaliyetler konusunda girişimciliği desteklemek son derece olumlu bir adımdır.

Hayvansal, bitkisel ve su ürünleri üretimine yönelik projeler ile yöresel tarım ürünleri, tıbbi ve aromatik bitki üretimine yönelik projeler ve tüm bu sektörlerden elde edilen ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik projelere 100 bin TL’ye kadar hibe destek sağlanması sevindiricidir.

2019-2020 yıllarını kapsayacak şekilde pilot bölge olarak Amasya, Düzce, İzmir ve Mardin illerinde kırsal alanda yaşayan ya da yaşamayı taahhüt eden meslek yüksekokulu ve üniversite mezunu gençlerin bu hibe destekten yararlanabileceği belirtilmektedir.

6360 sayılı yasa ile ülkemizdeki büyükşehir belediyesi sayısı 30’a yükselmiş ve il mülki sınırları belediye sınırı olarak kabul edilmiştir. Bu yasa ile ülkemizdeki köylerin yarısı mahalleye dönüştürülmüştür.

1310 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’ndan faydalanmak isteyen eğitimli gençlerin kırsal alanda yaşamaları ya da yaşamayı taahhüt etmeleri gerekmektedir. Pilot uygulama kapsamında sayılan illerden İzmir ve Mardin illeri büyükşehir belediyesi statüsünde olup köyleri mahalle statüsündedir, başka bir deyişle bu illerin kırsal alanları bulunmamaktadır.

Söz konusu olumsuzluğu gidermek amacıyla, 6360 sayılı kanundan önce köy tüzel kişiliğine sahip ve Cumhurbaşkanı Kararı’nın yürürlüğe girdiği tarihte nüfusu 20 binden az olan yerleşim birimlerinin kırsal alan kabul edileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu noktada, 6360 sayılı yasa ile 30 il büyükşehir belediyesi ve il sınırlarının da belediye sınırı kabul edilmesinin tarımsal üretim ve tarım arazilerinin korunması açısından son derece olumsuz bir uygulama olduğu, eleştirilerimizin haklı olduğu, yaşanan bu örnekten de görüleceği üzere ortaya çıkmıştır. Avrupa Birliği’nin yaklaşık %80’i kırsal alandan oluşurken, ülkemizde bu oran 30 ilin büyükşehir belediyesi haline getirilmesiyle yaklaşık %50’ye gerilemiştir.

Pilot bölge olarak sayılan illerde nüfusun az yoğunluklu olması, eğitimli gençlerin çok daha geniş bir alanda teşvik imkanlarından yararlanabileceği anlamına gelmektedir. Ancak yoğun nüfusa sahip İzmir’de kırsal alan tanımının, 20 binden az nüfusa sahip olan yerleri tarif ediyor olması nedeniyle eğitimli gençlerin teşviklerden yararlanabilme alanına kısıtlama getirmektedir. Özellikle nüfusu yoğun kentlerde mutlak tarım arazilerinin tarım dışı amaçlı kullanımının önüne geçilebilmesi açısından, eğitimli gençlerin yerleşim alanlarına yakın olan yerlerde özellikle istihdam edilmeleri ve desteklenmeleri özel önem taşımaktadır. İklimin ve tarım arazilerinin üretime son derece elverişli olduğu yörelerde, söz konusu teşvikler ile nüfus yoğunluğu gözetilmeksizin bu tarım arazilerinin korunması yönünde adımlar atılmalıdır. Aksi taktirde büyük kentlerdeki verimli tarım arazileri ve meralar, rant baskısı ve kentsel dönüşüm projeleri çerçevesinde yok edilmeye devam edilecektir.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası

Okunma Sayısı: 735