HALK TV- “HASAT ZAMANI” PROGRAMI

GENEL MERKEZ
17.09.2019 (Son Güncelleme: 03.10.2019 10:51:25)

Genel Başkanımız Özden GÜNGÖR 17 Eylül 2019 Salı günü saat:10.00 da, Halk TV’de önceki dönemler ODA Başkanlarımızdan Sami DOĞAN tarafından hazırlanılıp-sunulan “Hasat Zamanı” isimli programın canlı yayın konuğu oldu.

Tarımın sorunları ve çözüm önerilerinin ele alındığı programda Başkanımız öncelikli olarak, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknoloji Bölümünü geçen yıl bölüm birincisi olarak bitiren ve ZMO-Genç İzmir Başkanımız Sezen ZAMBAK’ın dün ani vefatından dolayı çok üzgün olduğumuzu belirterek, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti.

Programda Başkanımız tarıma yönelik açıklamaları ise şu şekilde oldu: “Türkiye’de buğday ekim alanı 2002 yılında 93 milyon dekar alanda, üretim 19.5 milyon ton iken 2018 yılında 73 milyon dekar alanda, üretim 20 milyon ton olarak gerçekleşti. 2019 yılına ilişkin değerlendirmemiz ise buğdayda 70,5 milyon dekar alanda ekim yapılması ve üretimin yaklaşık 19-19,5 milyon ton civarında olmasıdır.

Ekim alanları azalırken, nüfusumuz ise sürekli artıyor. Nüfusumuz 2000 yılında 64.7 milyon iken %27 artışla 2018 yılında 82 milyona ulaştı. 2002 yılında kişi başına yılda 300 kg buğday düşerken, 2018 yılında 243 kg a düşmüştür. 

Tarımsal üretim talebi karşılayamadığı için tarımsal ithalata arttı. 2002-2019 yıllarında toplam 57.3 milyon ton buğday ithal ederek, yaklaşık 16 milyar dolar ödendi.

Çiftçimiz girdi fiyatlarının yüksekliği ve kazanç elde edememesi nedeniyle üretimden vazgeçmiştir. Girdi fiyatları döviz kurundaki yükselişe paralel olarak artmaktadır. Mesela DAP gübresi %104, üre gübresinde  %114’e kadar yükseldi. Toplam tarım alanı 2002 yılında 41 milyon 200 bin hektar iken 2018 yılında 37 milyon 800 bin hektara düştü.

Üretimin artırılması için üreticiye desteklerin doğru zamanda ve yeteri kadar verilmesi gerekiyor. Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası’nı tesis ettiği 1962 yılından itibaren bütçesinin %70’ini tarımsal desteklemelere ayırırken, günümüzde halen yaklaşık %50’sini ayırmaktadır. Türkiye’de ise Tarım Kanunu 2006 yılında çıkarılmış ve tarımsal destek miktarı hükme bağlanmıştı. Yasanın, tarıma verilecek desteklerin milli gelirin %1’inden az olamayacağı hükmüne karşın verilen destek miktarı %0,4 ile %0,6 aralığında kaldı. Buna göre 2007 yılından 2018 yılına kadar çiftçiye verilmesi gereken tarım desteği 226 milyar TL iken, verilen destek 123 milyar TL eksiğiyle 103 milyar TL oldu.

Buğdayda olduğu gibi pamuk üretiminde de sorunlar bulunmaktadır.  

Pamuk açığına rağmen desteklemelerdeki sınırlamalar nedeniyle ekim alanlarında düşme görüldü. Pamuk ekim alanı 2002 yılında 721.077 ha alanda, üretim 2.542.000 ton iken 2018 yılında 518.634 ha alanda 2.570.000 ton oldu.

2018 yılı üretimi prim destekleme ödemelerinde esas alınan dekara kütlü miktarının 500 kg/da olarak sınırlandırılması ve pamukta son iki yıldır yaşanan yoğun kimyasal ilaçlamalar ve dolayısıyla bütün üretim kalemlerinde artan maliyetlere ilaveten dünya piyasalarındaki fiyatlarda görülen düşüşler önümüzdeki sezon pamuk üretim alanlarında %20`ye yakın azalmaların görülmesine yol açacağını tahmin etmekteyiz. Bu durum önümüzdeki yıl ithalatın daha da artacağı anlamına gelmektedir.

Pamuk üretim maliyeti dekar başına 2 bin 78 lira 25 kuruş olarak tespit edilmiştir. Yüzde 20 üretici kârını eklersek 2 bin 493TL/da dekar başına gelir elde etmesi gerekir. Ortalama verimi 550Kg/da olarak düşünürsek. Destekleme ödemesi hemen yapılması kaydıyla üreticinin eline 4,5TL/Kg para geçmesi gerekir. Bunun dışındaki şartlar üreticinin zararına demektir.

Tarımda yaşanan sorunların çözümü için öncelikli olarak üretim planlaması yapılmalı, tarım ve mera alanlarımız korunmalı, ithalata son verilerek yerli üretimi artırmak için üretici desteklenmeli, Ar-Ge çalışmalarına önem verilmeli, kooperatifçilik desteklenmeli, uzun vadeli tarım politikaları yapılmalı, tarıma gereken önem verilerek sektör canlandırılmalı, tarım eğitimi almış meslektaşlarımın istihdamı konusunda elverişli ortam sağlanmalı, yapılan ithalatların eğitimli gençlerimizin istihdam sahalarını yok ettiğinin ve gençlerimizi işsizliğe mahkûm ettiğinin bilincine varılmalıdır. Fakıbaba döneminde 10.551 ziraat mühendisi istihdamı sözü verildi. Ama hâlâ bu söz tutulmadı. Biz Ziraat Mühendisleri Odası olarak verilen bu sözün tutulmasını istiyoruz.” ” Dedi.

 

Okunma Sayısı: 972
Fotoğraf Galerisi
Bağlantılar

http://youtu.be/_40waVcCWb8