SAMSUN ZMO`DAN O TOPLANTIYA KINAMA-17 NİSAN 2020 BAFRAHABER.COM

SAMSUN ŞUBE
20.05.2020 (Son Güncelleme: 20.05.2020 14:22:36)

Toplantıda kendilerine kısıtlı söz hakkı tanınmasını kınadığını belirterek tepki gösteren Ziraat Mühendisleri Odası(ZMO) Samsun Şube Başkanı Hasan Çobancı, toplantıda kısıtlı söz hakkı verilmesinden ötürü iletemdikleri taleplerini kamuoyu aracılığı ile ileterek söz konusu taleplerin takipçisi olacaklarını ifade etti. 

KISITLI SÖZ HAKKI VERİLMESİNİ KINIYORUM

Açıklamasını sürdüren Çobanlı, ‘’Söz konusu telekonferansa toplan 107 kamu ve özel sektör temsilcisinin katılımı sağlanmıştır. Sayın Bakan ve Valinin açılış konuşmasıyla birlikte 16 konuşmaya söz hakkı verilmiş, isteyenlere mesaj gönderme hakkı tanınmış, mesaj gönderenlere Bakan Yardımcısı tarafından aranacakları duyurulmuştur. Ancak 16 konuşmacının bir bölümü AK Parti Milletvekilleri, AK Parti İl Başkanı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı gibi siyasetçilerden oluşturulmuş bu da tarım paydaşlarına kısıtlı söz hakkı verilmesine neden olmuştur. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şubesi 1046 üyesi olan kamu kurumu niteliğinde bir meslek odasıdır. Tarım sektörünün en önemli paydaşlarından biridir. Buna rağmen söz hakkı verilmemesini kınıyorum. Ancak bugün telefonla arayarak görüşlerimizi öğrenmek isteyen Bakan Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç Bey`le de paylaştığımız, söz verilmiş olsaydı aşağıda maddeler halinde yazdığım konuları basın aracılığıyla da kamuoyuna duyurmak istiyorum.’’ Dedi.

TARIMDA ÜRETİM SEFERBERLİĞİ İLAN EDİLMELİ

Tarımda kapsamlı üretim seferberliği ilan edilmesi gerektiğini vurgulayan ZMO Samsun Şube Başkanı Hasan Çobancı, ‘’Yurttaşlarımız Covid-19 salgını karşısında sağlığını koruma, yeterli ve dengeli beslenme telaşında, çiftçiler ise bir yandan sağlık tehdidi ile uğraşırken diğer yandan da geçimini düşünme ve üretimi sürme telaşındadır.’’ diye konuştu.

Söz konusu talepleri sıralayan Çobancı, 

-Türkiye Tarımın sorunları ülkesidir. Bu nedenle 5448 sayılı Tarım Kanunu gereğince bütçeden tarıma ayrılan payın gayri safi milli gelirin en az %1 düzeyinde olmalıdır.

-Tarım ürünleri ithalatı durdurulmalı, bitkisel ve hayvansal ürünleri destekleme kapsamı genişletilmelidir.

-Çiftçilerimizin Ziraat Bankası, özel bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları yapılandırılmalıdır.

-Tarım ve Orman Bakanlığı`nın İlimizin de içinde bulunduğu 21 ilde "çiftçilerimizin tohumunun %75`i hibe" desteği projesine başta mazot olmak üzere diğer girdilerde eklenmelidir.

-Büyük ovalar başta olmak üzere tarım arazilerini koruyacak şekilde ülke düzeyinde arazi kullanım planlaması yapılmalı, buna bağlı olarak ta tarımsal üretim planlamasına geçilmelidir. Kooperatifçilik modeli güçlendirilerek aracılığın ortadan kalkması sağlanmalıdır.

-Serbest tarım danışmanlarından ekonomik nedenlerden dolayı teminat istenmemesi, taahhüt belgesinin yeterli olması, danışmanlık desteğinin üç veya dört dilim halinde ödenmesi, çiftçi ziyaretlerinin çiftçinin talebi doğrultusunda yapılmasına tebliğlerde yer verilmesi uygun olacaktır.

-Tarımın yoğun olduğu yerlerde tarımsal faaliyetlerde bulunanlar için 65 yaş üstü yasak kaldırılmıştır. Yapılan açıklamada tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde bulunanlar ifadesi kullanılmıştır. Bu ifade yanlıştır çünkü; hayvancılık tarımın bir koludur. Bitkisel ve hayvansal üretim birlikte tarımdır. Ayrıca çiftçiler ve veteriner hekimler muaf tutulurken tarımsal üretimin teknik kadrosu olan ziraat mühendisleri dahil edilmemiştir. Tarımsal üretim için çiftçi, veteriner hekim dışarıda ziraat mühendisleri evde. Sektöre girdi temin eden zirai ilaç ve gübre bayilerinin de açık olması sokağa çıkma yasağından muaf tutulmaları gerekmektedir. Bunun aksi akıl ve bilim dışı bir davranıştır kabul edilemez. 

-Bakanlık bünyesinde oluşturulan Bilim Kuruluna tarımsal üretimin teknik kadrosu olan ziraat mühendisleri mutlaka dahil edilmelidir.

ÇARŞAMBA OVASI BİYOKÜTLE ENERJİ SANTRALİ TEHDİDİ ALTINDADIR

Diğer bir madde ise Samsun`un bir tarım üstü olacağı yetkililerce sık sık dile getirilmektedir diyen Çobancı, ‘’Ancak hatırlatmak isteriz ki iki büyük ovaya sahip ilimizde Çarşamba Ovası kurulmakta olan çevreye zararlı Biyokütle Enerji Santrali gibi tesislerin tehdidi altındadır. Tarımsal üretime zarar verecek bu gibi tesislerden vazgeçilmelidir.

Yukarıda belirttiğimiz gibi söz hakkı tanınsaydı bu taleplerimiz dile getirecektik. Ancak kamuoyu araçlığıyla ilan ettiğimiz taleplerimizin her şartta takipçisi olmaya devam edeceğiz.’’ Dedi.

 

Okunma Sayısı: 7