ETHA HABER: ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI: ÇAYDA ALIM FİYATI YÜKSELTİLMELİ- 21 MAYIS 2020

GENEL MERKEZ
22.05.2020 (Son Güncelleme: 22.05.2020 10:31:55)

"2020 yaş çay sezonunun ciddi sorularla başladığına dikkat çeken TMMOB ZMO Yönetim Kurulu Başkanı Suiçmez, çay alım fiyatının yükseltilmesini istedi."

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez, yaş çay sezonuna ilişkin açıklama yaptı. Bu yıl iklim koşulların nedeniyle sezonun geç başladığını söyleyen Suiçmez, salgın nedeniyle her yıl çalışan 40 bin yerli ve yabancı tarım işçisinin bu yıl hasada gelemeyeceğine dikkat çekti. 

Bu duruma karşı en gerçekçi çözümün ya bölge dışındaki üreticilerin seyahat izni alarak bölgeye kontrollü bir şekilde gelmesi ya da bölgede en az 6 ay süreli asgari ücrteli çalışarak istihdam ortamı oluşturmak olduğunu kaydeden Suiçmez, "Gerekli sağlık önlemlerinin alınarak üretimin sürekliliği kadar sektörün ekonomi ve yönetim boyutunda da değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye`de çay yetiştiriciliği Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan halka geçim kaynağı yaratmak ve ülkenin çay talebini karşılamak amacıya Cumhuriyet`in ilk yıllarında başlatılmıştır. Dünyada çay tarım alanlarının genişliği bakımından 7. sırada bulunan Türkiye, kuru çay üretiminde 5. sırada yer almaktadır" verilerini paylaştı.

Yaş çay hasadı ve kuru çay üretiminin devamlılığının uzun dönemde çay alanlarının bakımsızlıktan olumsuz etkilenmemesi ve halen yaşanan belirsizliklerin giderilmesine yönelik bazı acil önlemlerin ivedilikle alınarak uygulanması gerekmediğini belirtti Suiçmez. 2020 yılı yaş çay alımı ve kuru çay üretimi dahil kısa, orta ve uzun vadede sorun yaşanmamasına yönelik Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) olarak şu önerileri sundu:

- "İl Pandemi Kurulu içerisinde Tarım ve Orman Bakanlığı ve Çaykur ile birlikte üretici temsilcileri, Ticaret Borsası, Ziraat Mühendisleri Odası ve diğer tarım paydaşları yer almalıdır. Çay ve yaklaşan fındık tarımının hasat, üretim, imalat, ulaştırma, pazarlama konularını çok boyutlu değerlendirip eylem planı hazırlayacak tüm sektör bileşenlerinin ayrımsız içinde yer alacağı "İl ve Bölge Tarım Komisyonları" oluşturulmalıdır.

- 2020 yılı için 3.27 TL/kg taban ve 13 kuruş destekleme fiyatı ile birlikte yüzde 13.3 artışla toplam 3.40 TL/kg olarak açıklanan yaş çay fiyatı üretim maliyetlerinin altındadır. Açıklanan rakamın maliyet ve üretici kârı ile birlikte 4 TL/kg olması gerekirdi. Bu aşamada 13 kuruş/TL olarak yıllardır sabit kalan destekleme fiyatı artırılmalı ve telafi edici ödemeler gündeme getirilmelidir. Salgın nedeniyle üretici ve çalışanların gelir düzeyinde yaşanacak azalmanın giderilmesi için yaş çay bedelleri en azından birinci sürgün döneminde peşin ödenmelidir.

- Çaykur`un kota ve kontenjan uygulaması nedeniyle hasat edilen yaş çayın yarısının özel sektöre verilmesi mecburiyeti ortaya çıkmakta, özel sektör işletmelerinin geçmiş yıllarda açıklanan fiyatın yarı fiyatına yaş çay alması ve alım bedellerini ödeme konusundaki yaşanan olumsuzların ortadan kaldırılması amacıyla, Çaykur bu sezon kota ve kontenjan uygulamasını yeniden değerlendirmelidir. Bu bağlamda geçen yıl 500 kg/gün olan kotanın bu yıl 600 kg/gün olarak açıklanması özel sektörü etkileme açısından olumlu gözükse de kurumun mevcut işleme kapasitesi 250-270.000 tonu geçmeyeceği için kağıt üzerinde kota artışı değil işleme kapasitesinin artırılmasına bağlı kontenjan artışı önemlidir. Üreticinin bankalara ve kooperatiflere olan borçları 1 yıl faizsiz ertelenmelidir.

- Yıllardır devam eden kaçak çay girişi sıkı denetlemelerle mutlaka önlenmeli, çay dışalımında uygulanan vergiler artırılarak çay sektörümüz korunmalıdır.

- Çay ekim/dikim alanlarının doğal sınırına varması, yeni çay bahçesi tesisinin neredeyse imkansız hale gelmesi ve bölgede çaya alternatif katma değer yaratan başka bir ürünün olmaması nedenleriyle çay üretim alanları kadastral alanlar baz alınarak yeniden ruhsatlandırılırken gerçek rakamlarla geçerli politika ve çözüm yolları ortaya konulmalıdır. `Budama tazminatı` ve `çay primi` ödemesi güncel ihtiyaçları karşılayacak şekilde artırılarak devam etmelidir.

- Çayda kalite ve verimi artırıcı Ar-Ge çalışmalarının özel sektörün ilgisizliği nedeniyle yalnızca kamu tarafından yürütülmesi gerçeği karşısında Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü`nün teknik bilgi, personel ve altyapısı güçlendirilmelidir.

- Çay üretim alanlarında yanlış ve bilinçsiz şekilde kullanılan kimyasal gübrelerin toprak ve su kaynaklarında yarattığı kirliliği önlemek için organik gübre kullanımı ve organik çay üretiminin teşvik edilmesine devam edilmelidir.

- Güncel bir sorun olan sokağa çıkma yasağı konusunda ise; Çaykur`un kampanyayı geç açıklaması ve ilk defa özel sektörün Çaykur`dan önce çay alması, Ramazan Bayramı`nda 81 ilde sokağa çıkma yasağı getirilmesi nedeniyle 2-3 gün çay alımı yapılıp sonrasında 4 gün alım yapılmaması gerek çayda kartlaşma nedeniyle kalite düşüklüğüne yol açacak gerekse bayramdan sonra yoğun bir şekilde yapılacak alım yüzünden oluşacak izdiham sonrası Çaykur kısa sürede kontenjan uygulamasına geçmek zorunda kalabilecektir. Bu nedenle Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun illerinde 23-26 Mayıs 2020 tarihlerinde çay hasadına ve fabrikaların üretim yapmasına izin verilmeli, bu illerdeki üreticiler ve çalışanlar sokağa çıkma yasağından muaf tutulmalıdır."

Bölge dışındaki üreticilerin seyahat izni alarak bölgeye kontrollü bir şekilde gelmesi ya da bölgede en az 6 ay süreli asgari ücrteli çalışarak istihdam ortamı oluşturmak olduğunu kaydeden Suiçmez, "Gerekli sağlık önlemlerinin alınarak üretimin sürekliliği kadar sektörün ekonomi ve yönetim boyutunda da değerlendirilemesi gerekmektedir. Türkiye`de çay yetiştiriciliği Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan halka geçim kaynağı yaratmak ve ülkenin çay talebini karşılamak amacıya Cumhuriyet`in ilk yıllarında başlatılmıştır. Dünyada çay tarım alanlarının genişliği bakımından 7. sırada bulunan Türkiye, kuru çay üretiminde 5. sırada yer almaktadır" verilerini paylaştı.

Okunma Sayısı: 18
Fotoğraf Galerisi