AB SÜRECİNDE TÜRKİYE TARIMI - BUĞDAY - MART/NİSAN 2005

GENEL MERKEZ
29.04.2005 (Son Güncelleme: 29.04.2005 13:49:33)

ARAŞTIRMA: MİNE EROĞLU, OYA AKMAN BUĞDAY DERGİSİ

FOTOĞRAFLAR: İZZET KERİBAR

TÜRKİYE, 1959 YILINDAN BU YANA AB ÜYELİĞİ İÇİN GİRİŞİMLERDE BULUNUYOR. DİĞER BİR DEYİŞLE, AB’YE ÜYELİK KONUSU ÜLKE GÜNDEMİNDE TAM 46 YILDIR ÖNEMLİ BİR ROL OYNUYOR. 17 ARALIK 2004 TARİHİNDE GERÇEKLEŞEN BRÜKSEL ZİRVESİ’NDE TAM ÜYELİK MÜZAKERELERİNE BAŞLANMASI İÇİN 3 EKİM 2005 TARİHİNİN VERİLMESİYLE TÜRKİYE, AB ÜYELİĞİNİ ÇEŞİTLİ YÖNLERİYLE TARTIŞMAYA HIZ VERDİ. TARTIŞMA KONULARININ BAŞINDA İSE 80 BİN SAYFALIK AB MEVZUATININ YARISINI OLUŞTURAN “TARIM” KONUSU GELİYOR.

“TARIM, AB’NİN EN BÜYÜK SORUN OLARAK GÖRDÜĞÜ ALAN” DİYOR AB UZMANI CAN BAYDAROL. “HATTA KONU O KADAR GENİŞ Kİ, TARIM BAŞLIĞINI GIDA GÜVENLİĞİ GİBİ ALT BAŞLIKLARLA 35 AYRI ALTBAŞLIK ALTINDA TOPLADILAR.”

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI, TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNDE EN ÖNCELİKLİ KONU OLARAK TÜRK TARIMININ AB’NİN OTP’SİNE (ORTAK TARIM POLİTİKASI) UYUMU OLARAK TANIMLAR VE BU YÖNDE ÇALIŞMALARINA DEVAM ETTİĞİNİ BİLDİRİRKEN; SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE AB UZMANLARI DA SÜRECİN TARIM SEKTÖRÜNE GETİRECEKLERİ VE YAPILMASI GEREKENLER HAKKINDA FARKLI GÖRÜŞLERE SAHİP BULUNUYOR.

AB, TÜRKİYE’NİN BİRÇOK ALANDA OLDUĞU GİBİ, TARIM ALANINDA DA TOPLULUĞA “UYUM SAĞLAMASINI” İSTİYOR. ANCAK GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ VE AB UZMANI CENGİZ AKTAR, ÖNÜMÜZDEKİ 10 YILDA ÜYELİĞE HAZIRLIK, UYUM, UYGULAMA ÇALIŞMALARI ARASINDA TÜRKİYE’NİN EN ÇOK BAŞINI AĞRITACAK KONUNUN TARIM VE HAYVANCILIK OLACAĞINI SÖYLÜYOR. ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANI GÖKHAN GÜNAYDIN, TÜRKİYE’NİN TARIM POLİTİKALARINDAKİ YETKİ ALANININ OLASI BİR AB ÜYELİĞİ DURUMUNDA ULUSLAR ARASI DÜZLEME TERK EDİLECEĞİNE DİKKAT ÇEKİYOR.

MEHMET ALTAN İSE TÜRK TARIMINDA BUNDAN DAHA KÖTÜSÜNÜN OLAMAYACAĞINI SAVUNUYOR VE AB’NİN TÜRK TARIMINI AKILCI BİR HALE GETİRECEĞİNİ, BUGÜNE KADAR ÇÖZÜLEMEYEN TEMEL SORUNLARINI ÇÖZECEĞİNE İNANIYOR. ALTAN, “BİLGİ BİRİKİMİ VE PARASAL OLANAKLARA SAHİP OLAN AB, BOĞAZ TOKLUĞUNA ÇALIŞMAYI HEDEF EDİNMİŞ İNSANLARIN PAZARA ÜRETİM YAPMASINI DOLAYISIYLA DAHA ÇOK PARA KAZANMASINI SAĞLAYACAK” DİYOR.

ANCAK ÇOĞU UZMAN MEHMET ALTAN KADAR İYİMSER DEĞİL. BİR YANDAN “UYUM” SÜRECİNDE TARIM KESİMİNDE YAŞANACAK İŞSİZLİKTEN PAZAR SORUNUNA KADAR BAŞIMIZI AĞRITACAK PEK ÇOK SORUNDAN SÖZ EDİLİRKEN, KONUNUN UZMANLARI “UYUM”UN GERİSİNDE, TARIMDAKİ ALTYAPI EKSİKLİKLERİNDEN GIDA DENETİMİNDEKİ BOŞLUKLARA, ÜRETİCİ EĞİTİMİNDEN ÇİFTÇİ KAYIT SİSTEMİNE KADAR TÜRKİYE’NİN AB OLSA DA OLMASA DA ÇÖZÜM BEKLEYEN PEK ÇOK SORUNUNA DİKKAT ÇEKİYORLAR.

KÜÇÜK ÇİFTÇİLERE NE OLACAK?

CENGİZ AKTAR’A GÖRE “AB’NİN TARIM VERİLERİYLE BİZİMKİLER ARASINDA UÇURUMLAR VAR.” ÇÜNKÜ OTP’YE UYUM İÇİN BÜYÜK DEĞİŞİM VE FEDAKARLIKLAR GEREKİYOR. AKTAR, TÜRKİYE’YE TARIMSAL ETKİNLİK ANLAMINDA HAYLİ BENZEYEN POLONYA ÖRNEĞİNİ HATIRLATARAK, “AB POLİTİKALARINI UYGULADILAR VE ŞİMDİ MUAZZAM BİR İŞSİZLİKLE KARŞI KARŞIYALAR” DİYOR. AKTAR’IN UYARISI, VERİMLİLİĞİ ARTIRMAK AMACIYLA KÜÇÜK İŞLETMELERİN ORTADAN KALKMASI VE ÜRETİMİN MEKANİZE OLMASI GEREKTİĞİ ÖNERİSİNE KARŞILIK, BU DÖNÜŞÜM SONUCUNDA ATIL OLACAK MİLYONLARCA VASIFSIZ İŞGÜCÜNÜN NE OLACAĞININ HESABA KATILMADIĞI YÖNÜNDE.

ÇİFTÇİ SENDİKALARI SÖZCÜSÜ ABDULLAH AYSU DA, BENZER BİR SORUNA DİKKAT ÇEKİYOR:

“AB, UYUM PROGRAMINDA TÜRKİYE’NİN TARIMLA UĞRAŞAN NÜFUSUNU ÇOK GÖRÜYOR VE KIRSALDA YAŞAYAN YÜZDE 34’LÜK BİR NÜFUSUN YÜZDE 8’E ÇEKİLMESİNİ İSTİYOR. BUNUN ANLAMI YÜZDE 27’LERİ BULAN BİR NÜFUSUN YAŞAYAMAYACAĞI POLİTİKALAR UYGULANMASININ İSTENMESİDİR. AMAÇ KÜÇÜK ÇİFTÇİLERİN TUTUNAMAMASI, YERLERİNİN BÜYÜK TARIM ŞİRKETLERİNE TERK EDİLMESİNİN SAĞLANMASIDIR.”

TÜRKİYE TARIMININ ULUSLAR ARASI FİNANS KURULUŞLARININ, DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ (DTÖ), IMF VE DÜNYA BANKASI İLE OTP’NİN ETKİSİ ALTINDA OLDUĞUNU BELİRTEN AYSU, OTP POLİTİKALARIYLA BİRLİKTE, ÜRÜNE DESTEKTEN ÜRETİCİYE DESTEĞE GEÇİŞİN KÜÇÜK ÜRETİCİYİ TOPRAKTAN KOPARARAK YOĞUN GÖÇE NEDEN OLACAĞINI, MİLYONLARCA KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ ÇİFTÇİNİN ORTADAN KALKACAĞINI, GIDA SEKTÖRÜNÜN BÜYÜK GIDA VE TARIM ŞİRKETLERİ TARAFINDAN KONTROL EDİLECEĞİNİ VE TOHUMLARDA GDO ÜRÜNLERİ ÜRETEN ŞİRKETLERİN SÖZ SAHİBİ OLACAĞI GİBİ TEHLİKELERLE KARŞI KARŞIYA OLDUĞUMUZU BELİRTİYOR.

DÜNYA BANKASI DANIŞMANLARINDAN ATAMAN AKSOY İSE TİCARETİN ÖRGÜTLENME BİÇİMİNİN VE PAZARDA REKABET EDECEK ÜRÜNLERİN BELİRLENMESİNİN KÜÇÜK ÜRETİCİNİN GELECEĞİNİ BELİRLEYECEĞİ GÖRÜŞÜNÜ SAVUNUYOR. “AB ÇİFTÇİLERİNE YÜKSEK ORANDA SÜBVANSİYON SAĞLIYOR; BİZİM ÇİFTÇİLERE AYNI ORANDA DESTEK VERMEYECEK VE BU NEDENLE ÇOK DAHA UCUZA ÜRETİLEN AB MALLARI İÇ PAZARA GİRECEK. HER TARIM ÜRÜNÜ BU SÜREÇTEN FARKLI ETKİLENECEK. KÜÇÜK ÇİFTÇİLERİN VE İŞSİZLİĞİN NE OLACAĞI, HANGİ MALLARIN ÜRETİMİNİN ARTIP HANGİSİNİN AZALACAĞI, BU ÜRÜNLERİN ÜRETİMİNDE HEKTAR BAŞINA NE ORANDA EMEK KULLANILDIĞIYLA BELİRLENECEK. ÖRNEĞİN SEBZE ÜRETİMİ TAHILLARA GÖRE 4-5 MİSLİ DAHA FAZLA EMEK TALEBİ ARTACAK BU DA İSTİHDAMA YANSIYACAK. TİCARETİN ÖRGÜTLENME ŞEKLİ DE KÜÇÜK ÜRETİCİNİN GELECEĞİNİ BELİRLEYECEK.”

ATAMAN AKSOY AYRICA JOHN C. BEGHİN İLE DERLEDİĞİ VE DÜNYA BANKASI’NA SUNULAN “GLOBAL AGRİCULTUREL TRADE AND DEVOLOPİNG COUNTRİES” BAŞLIKLI RAPORDA DOKUZ KİLİT MALDAN SÖZ EDİLİYOR VE HANGİ ÜLKELERİN KAZANIP KAYBEDECEKLERİNİ BU MALLARIN BELİRLEYECEĞİNE DİKKAT ÇEKİLİYOR.

SÖZÜ EDİLEN MALLAR, ŞEKER, SÜT MAMULLERİ, PİRİNÇ, YERFISTIĞI, SEBZE VE MEYVE, BUĞDAY, DENİZ MAHSULLERİ, PAMUK VE KAHVE…

RAPORDA AYRICA BU DOKUZ MALIN DÜNYADA BÜYÜK ÜRETİCİLERİ, TÜKETİCİLER,İ İHRACAT VE İTHALATÇILARI, BU ÜLKELERİN BU ÜRÜNLERE DESTEK POLİTİKALARI VE GLOBAL POLİTİKALAR YAPILIRSA HANGİ ÜLKELERİN VE ÜRETİCİLERİN KAZANIP KAYBEDECEKLERİNİ BELİRLEYECEĞİ VURGULANIYOR.

EKOLOJİK TARIM UZMANI VE EGE ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. UYGUN AKSOY İSE MÜZAKERELERDE ÖNE ÇIKACAK SORUNLARDAN BAZILARINI ŞÖYLE SIRALIYOR: ÇİFTÇİ KAYIT SİSTEMİ, DESTEKLER, ÜRETİM PLANLAMASI, ÜRÜN ARZINDA SÜREKLİLİĞİN OLMAMASI, ÜRETİCİ EĞİTİMİNİN YETERSİZLİĞİ, MONOKÜLTÜR UYGULAMALARI, TARIM ÜRÜNLERİNİN BÜYÜK ORANDA HAMMADDE OLARAK İHRAÇ EDİLMESİ, GIDA GÜVENLİĞİ VE TARIMIN ÇEVRE ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ…

TARIM POLİTİKALARINDA YAPILACAK DEĞİŞİKLİKLER SADECE KÜÇÜK ÇİFTÇİNİN İŞİNİ, GELİRİNİ VE TİCARETİ DEĞİL, HALK/ÇEVRE SAĞLIĞINI VE ONU DOĞRUDAN İLGİLENDİREN BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK İLE TARIMSAL BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİ DE ETKİLEYECEK.

BUĞDAY EKOLOJİK YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ BAŞKANI VİCTOR ANANİAS TÜRK TARIMINI ULUSAL BİR MESELE OLARAK KIRSAL KALKINMA, HALK-ÇEVRE SAĞLIĞI, TARIMA DAYALI ENDÜSTRİ, ÇEVRE KORUMA GİBİ TEMEL KONULARDAKİ ETKİSİ VE İŞLEVİYLE ELE ALMAK GEREKTİĞİNİ SÖYLÜYOR VE “TÜRKİYE’NİN BU KONULARDAKİ SORUNLARI, STRATEJİ VE HEDEFLERİNİ AB’DEN BAĞIMSIZ OLARAK BELİRLEMESİ GEREKİYOR” DİYOR.

DOĞA DERNEĞİ KIRSAL KALKINMA KOORDİNATÖRÜ NURİ ÖZBAĞDATLI DA, KIRSAL NÜFUS İÇERİSİNDE GELİRİNİ DOĞRUDAN TARIMSAL FAALİYETLERDEN SAĞLAYAN İNSANLARIN AB SÜRECİNİN ETKİLERİNDEN HABERSİZ OLDUĞUNA DİKKAT ÇEKİYOR VE “BU DA SÜRECİN SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE GEÇİRİLMESİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR” DİYOR. ÖZBAĞDATLI’YA GÖRE BUNUN EN İYİ ÖRNEĞİ ŞEHİRDE YAŞAYAN İNSANLARIN SAĞLIKSIZ BESLENMELERİ VE KIRSALDA YAŞAYAN İNSANLARIN BİLİNÇSİZ TARIM FAALİYETLERİ SONUCUNDA HEM KENDİ EKONOMİLERİNİ HEM DE ULUSAL EKONOMİ İLE BİRLİKTE DOĞAYI OLUMSUZ ETKİLEMELERİ… AB’DE TARIMSAL ÜRETİMİN ARTIRILMASI İÇİN UYGULANAN YÖNTEMLERE BAKILDIĞINDA ÜYE ÜLKELERİN GEÇMİŞTE YAPTIKLARI HATALAR TÜRKİYE’DE DE TEKRARLANIYOR. ÖZBAĞDATLI, 90’LARDA İPTAL EDİLMEYE BAŞLAYAN DRENAJ ÇALIŞMALARINA RAĞMEN TÜM AVRUPA’DAKİ ÖNEMLİ KUŞ ALANLARININ YÜZDE 15’İNİN VAROLAN DRENAJ ÇALIŞMALARINDAN OLUMSUZ ETKİLENDİĞİNE DİKKAT ÇEKİYOR. TÜRKİYE’DE İSE DRENAJ ÇALIŞMALARI HIZLA SÜRÜYOR. TOPLAM 184 ÖNEMLİ KUŞ ALANI VAR VE BUNLARIN YÜZDE 25.9’U SU REJİMİNE MÜDAHALE, YÜZDE 8.7’Sİ BARAJ YAPIMI, YÜZDE 8.8’İ TARIMSAL YOĞUNLAŞMA, YÜZDE 9.9’U AŞIRI OTLATMA OLMAK ÜZERE TOPLAM YÜZDE 53.3’Ü TARIM POLİTİKALARINDAN ETKİLENİYOR. ÖZBAĞDATLI, VERİMLİ TOPRAKLARIN YOK EDİLİŞİNİN ÖRNEKLERİNİ VERİYOR:

“HARRAN OVASI’NDA VE AKÇAKALE İLÇESİNDE YAPILAN BİLİNÇSİZ SULAMA FAALİYETLERİ İLE TARIM ALANLARI VERİMSİZLEŞTİ VE BURADAKİ DOĞAL SÜREÇLER YOK OLMAK ÜZERE. BARAJ POLİTİKALARI NEDENİYLE SULAR ALTINDA KALAN VERİMLİ TOPRAKLAR VE BARAJLARDAN GELEN SULAR İLE SULU TARIMA AÇILIP YOK OLAN TARIM ALANLARINDAN ELDE EDİLEMEYEN TARIMSAL GİRDİ İSE HİÇ HESAPLANMIYOR.”

ÖTE YANDAN ÖZBAĞDATLI DÜNYA BANKASI, AB SÜRECİNDE ÖNEMLİ NOKTALARDAN BİRİNİN HUKUKSAL PLATFORMDA UYUMLAŞMA, FONLARIN KULLANIMI VE BU FONLARDAN YARARLANABİLMEK İÇİN ÇİFTÇİLERİN ÖRGÜTLENMESİ İLE TARIMIN KAYIT ALTINA ALINMASI OLDUĞUNA DİKKAT ÇEKİYOR.

TÜRKİYE’YE PARA MI YAĞACAK?

ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANI VE OTP UZMANI GÖKHAN GÜNAYDIN’A GÖRE BU SORUNU YANITI “HAYIR.” NEDENİNİ İSE ŞÖYLE AÇIKLIYOR:

“103 MİLYAR EURO’LUK AB BÜTÇESİNİN 43 MİLYAR EURO’SU TARIMA AYRILIYOR. 10 ADAY ÜLKE İÇİN KATILIM ÖNCESİ YARDIMLAR 3 MİLYAR 120 MİLYON EURO İLE SINIRLANDIRILDI VE BUNUN 520 MİLYONU TARIM BÜTÇESİNİ OLUŞTURUYOR. 1 MAYIS 2004 TARİHİ İTİBARİYLE ÜYE OLAN 10 ÜLKE BU 520 MİLYONU PAYLAŞTI. BU DURUM ADAYLIK SÜRECİNDE TARIMA PARA YAĞACAK BEKLENTİLERİNİN YANLIŞ OLDUĞUNU ORTAYA KOYUYOR.”

TÜM UZMAN VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ TEMSİLCİLERİNİN DİKKAT ÇEKTİĞİ TARIMDA KALICI KISITLAMALAR KONUSUNDA İSE TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI HASSASİYETİNİ KORUYOR. TARIM KONUSUNDA KALICI KISITLAMALAR OLMASI YÖNÜNDEKİ İFADENİN KABUL EDİLMEYECEĞİNE İLİŞKİN BİR SÖZLÜ NOTAYI, AB NEZDİNDEKİ DAİMİ TEMSİLCİLİĞİMİZ TARAFINDAN AB KONSEY BAŞKANLIĞI’NA SUNAN BAKANLIK AÇIKLAMASINDA, TÜRKİYE VE AB TARIM SEKTÖRLERİ ARASINDA, KIRSAL KESİMDE YAŞAYAN NÜFUS, TARIMSAL İSTİHDAMIN TOPLAM İSTİHDAM İÇİNDEKİ YÜKSEK PAYI, İŞLETMELERİN ÖLÇEKLERİ, TEKNOLOJİ KULLANIMI, TARIM SEKTÖRÜNDE ÖRGÜTLENME, VERİMLİLİK, KALİTE STANDARTLARI, BİTKİ, HAYVAN SAĞLIĞI ŞARTLARI, İSTATİSTİK, VERİ TABANLARI, ÇİFTÇİ, ARAZİ, HAYVAN KAYIT SİSTEMLERİ VE İDARİ YAPILANMALAR BAKIMINDAN FARKLILIKLAR BULUNDUĞUNUN ALTI ÇİZİLİYOR.

BU FARKLILIKLARIN BÜYÜK ÖLÇÜDE TARIMSAL ALTYAPININ YETERSİZLİĞİNDEN VE SAĞLIKSIZ ŞEKİLLENMESİNDEN İLERİ GELDİĞİ GÖRÜŞÜ YİNE BAKANLIĞIN YAPTIĞI AÇIKLAMADA VURGULANIYOR VE “BU NEDENLE, TÜRKİYE’DEN KISA VE ORTA VADEDEKİ BEKLENTİLERİN AÇIKLANDIĞI KATILIM ORTAKLIĞI BELGELERİ’NDE VE İLERLEME RAPORLARI’NDA ESAS İTİBARİYLE ALTYAPI NOKSANLIKLARININ GİDERİLMESİNE İLİŞKİN KONULARA YER VERİLMİŞTİR” DENİYOR.

AB TARIM RAPORU’NUN TAVSİYELER BÖLÜMÜNDE TARIMIN TÜRKİYE İÇİN EN ÖNEMLİ EKONOMİK VE SOSYAL SEKTÖRLERDEN BİRİ OLDUĞU VURGULANIYOR VE OTP’YE KATILIM İÇİN KIRSAL KALKINMA ÇABALARININ VE İDARİ KAPASİTENİN GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİ, TÜRK ÇİFTÇİLERİN GELİR KAYIPLARININ ÖNLENMESİ YÖNÜNDEN TARIMIN REKABET DÜZEYİNİN ARTIRILMASININ ÖNEMİNDEN SÖZ EDİLİYOR.

BUNUN İÇİN UZUN BİR SÜREYE İHTİYAÇ DUYULDUĞU, TÜRK TARIMININ BUGÜNKÜ HALİYLE AB DESTEĞİNE ÇOK FAZLA İHTİYAÇ DUYACAĞI, HAYVAN SAĞLIĞI ŞARTLARININ İYİLEŞTİRİLMESİ VE DOĞU SINIRLARINDAKİ KONTROLÜN GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKLİLİĞİ İSE DİĞER TESPİTLER ARASINDA BULUNUYOR. BAKANLIK YETKİLİLERİ BU NOKTADA PEK ÇOK UZMANIN DEĞİNDİĞİ NOKTAYA DİKKAT ÇEKİYOR VE “SÖZ KONUSU ALTYAPI EKSİKLİKLERİNİN GİDERİLMESİ-TÜRKİYE OTP’YE DAHİL OLSUN OLMASIN – TÜRK TARIMININ ULUSLARARASI REKABET ŞARTLARINA AYAK UYDURMASI BAKIMINDAN GEREKLİDİR” DİYOR. AÇIKLAMADA, AYRICA AB’NİN ÜRETİCİSİNE GEÇMİŞTE TANIDIĞI BÜYÜK DESTEK İMKANLARININ TÜRKİYE’NİN KENDİ ÜRETİCİSİNE BÜTÇE OLANAKSIZLIKLARI NEDENİYLE SAĞLAYAMADIĞI BELİRTİLİYOR VE TÜRKİYE’NİN ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDAKİ TARIM POLİTİKALARINI İSABETLİ KARARLARLA OLUŞTURMASI ZORUNLULUĞUNA DİKKAT ÇEKİLİYOR. PEKİ BU POLİTİKALAR NASIL OLUŞTURULACAK? TÜRKİYE’NİN AB İLE MÜZAKERE SÜRECİNİ KENDİ AÇISINDAN EN OLUMLU SONUÇLAR ALABİLECEK KONUMA GETİRMESİ İÇİN NE YAPMASI VE NE TÜR STRATEJİLER GELİŞTİRMESİ GEREKİYOR?

ÇÖZÜME GİDEN YOL

AB’YE GİRİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE AÇISINDAN OLUMLU SONUÇLAR VERECEK TARIM POLİTİKALARININ GELİŞTİRİLMESİ YÖNÜNDE, UZMANLAR ÖNCELİKLE AB’DEN BAĞIMSIZ POLİTİKALAR İZLENMESİ, KENDİ DEĞERLERİMİZİN FARKINA VARARAK KOOPERATİFLEŞME, EKOLOJİK TARIM, ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİNİN SAĞLANMASI VE EĞİTİM SİSTEMİNİN YENİ STRATEJİLERE GÖRE YENİDEN YAPILANDIRILMASI GİBİ ADIMLAR ÜZERİNDE DURUYORLAR.

ÇİFTÇİ SENDİKALARI SÖZCÜSÜ ABDULLAH AYSU, TÜRKİYE’NİN AB’Yİ GÖZLEMLEMEYİ ISKALAMADAN BAĞIMSIZ POLİTİKALAR GELİŞTİRMESİNİN GEREKLİLİĞİNİ VURGULUYOR. AYSU, AB ÜLKELERİNDE TARIMIN ŞİRKETLEŞMESİNE KARŞIN ORTAYA ÇIKAN İŞSİZLİK SORUNUNA DİKKAT ÇEKİYOR VE “ÇÖZÜM, YETERLİ GIDA MADDELERİNİ SAĞLAMAK İÇİN YERLİ İNSAN, YEREL HALKLAR, KADINLAR VE TÜKETİCİLER İÇİN EN UYGUN YAKLAŞIM ÖRGÜTLÜ-ÜRETİMDEN PAZARLAMAYA-AİLE İŞLETMECİLİĞİDİR” DİYOR.

AKSU, AYRICA YETERLİ BESLENMEDE ÇEŞİTLİLİĞİN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKEREK, GIDADA ÇEŞİTLİLİĞİ ANCAK YERLİ ÇİFTÇİ, YEREL TARIM VE AİLE ÇİFTÇİLİĞİNİN SAĞLAYABİLECEĞİNİ SAVUNUYOR.

DÜNYA BANKASI DANIŞMANI ATAMAN AKSOY, BİR ANLAŞMA OLDUĞUNDA, AB’NİN BİRÇOK ÜRÜNE KOYDUĞU YÜKSEK GÜMRÜKLER YÜZÜNDEN TÜRKİYE’NİN ÜRÜNLERİNİ DAHA PAHALIYA SATABİLECEĞİNİ SÖYLÜYOR. YENİ GIDA STANDARTLARININ ESKİ TÜR BOL KİMYASAL MADDELİ ÜRETİMİ ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ORTADAN KALDIRACAĞINI BELİRTEN AKSOY, KOOPERATİFLEŞME VE BÜYÜK TİCARET GRUPLARININ KÜÇÜK ÜRETİCİLERDEN ÜRÜN SATIN ALMASININ TARIM KESİMİNİN BÜYÜMESİNE CİDDİ KATKI YAPABİLECEĞİNE İŞARET EDİYOR VE “BURADA ÖNEMLİ OLAN KÜÇÜK ÜRETİCİ İLE PAZAR ARASINDA ETKEN BİR İLİŞKİNİN BULUNMASIDIR” DİYOR. AB’YE GİRİŞ SÜRECİNİN TÜRKİYE TARIMINI OLUMLU ETKİLEMESİ İÇİN NELER YAPILABİLECEĞİ KONUSUNDA İSE AKSOY’UN ÖNERİLERİ DAHA ÇOK ÜRÜN BAZINDA ANALİZLER YAPILIP, REKABET EDEBİLECEK ÜRÜNLER BELİRLENMESİ YÖNÜNDE:

“BU TİP ANALİZLERİ AYNI ZAMANDA KIRSAL KESİMDE YAŞAYAN VE YOKSAL KESİME ALTERNATİF DESTEK SİSTEMLERİNİ DÜŞÜNMEK LAZIM. MÜZAKERELER SONUNDA BİZ NE KADAR ÇOK ÜRÜNLE AB PAZARINA GİREBİLİR, ONLARA KENDİ PİYASAMIZI NE KADAR AZ AÇARSAK O KADAR KAZANÇLI OLURUZ. BU SÜREÇ SONUNDA BİZİM TARIMSAL ÜRETİM YAPIMIZ DEĞİŞECEK VE DAHA FAZLA İTHALAT/İHRACAT YAPACAĞIZ.”

EKOLOJİK TARIM POTANSİYELİ

AB UZMANI CENGİZ AKTAR İSE ASLINDA DURUMUN SÖYLENDİĞİ KADAR KÖTÜ OLMADIĞI GÖRÜŞÜNDE. “ÇÜNKÜ TÜRKİYE’DE KAYDA DEĞER BİR EKOLOJİK TARIM POTANSİYELİ VAR. İŞSİZLİK VE GÖÇ KABUSUNA KARŞILIK EKOLOJİK TARIM VE KIRSAL KALKINMA TÜRKİYE’NİN TEK ÇIKIŞ YOLU.”

AKTAR, EMEK YOĞUN BİR TARIM BİÇİMİ OLAN EKOLOJİK TARIMIN ARTI DEĞERİNİN DİĞER TÜM TARIM BİÇİMLERİYLE KIYASLANMAYACAK DENLİ YÜKSEK OLDUĞUNA DEĞİNİYOR VE BU BESLENME BİÇİMİNE AB ÜLKELERİNDEN GELEN YOĞUN TALEBE DİKKAT ÇEKİYOR VE “VARLIKLI AB YURTTAŞI HERKESİN ÜRETTİĞİ SARI DOMATESİ YEMEK, KOKMAYAN ÇİÇEKLERİ VAZOSUNA KOYMAK İSTEMİYOR. EKOLOJİK TARIM YAYGINLAŞTIKÇA, ÇIĞ GİBİ BÜYÜYEN ÇEVRE SORUNLARINA DA ÇARE OLUŞTURACAK, YERLİ TÜKETİCİNİN DE VASIFLI ÜRÜN TÜKETMESİNİ SAĞLAYACAK” DİYOR.

BU NEDENLE AKTAR’A GÖRE ÖNCELİKLE EKOLOJİK TARIMIN ALTYAPISININ OLUŞTURULMASI VE MÜZAKERELERDE TÜRKİYE’NİN TARIM STRATEJİSİNİ EKOLOJİK TARIM ÜZERİNE KURMASININ GEREKTİĞİNİ SÖYLÜYOR. EKOLOJİK TARIM TÜRKİYE TARIMI İÇİN ÖNEMLİ BİR AVANTAJ OLARAK GÖRÜLÜYOR. EGE ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. UYGUN AKSOY, BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK, GIDA GÜVENLİĞİ VE ÜRETİCİNİN İZLENEBİLİRLİĞİ GİBİ KONULARDA ÖNEMLİ AVANTAJLAR SAĞLADIĞINI BELİRTİYOR. ANCAK AKSOY, AB ÜYESİ ÜLKELERİN EKOLOJİK ÜRÜN PAZARINI BÖLÜŞTÜKLERİNİ HATIRLATARAK PAMUK VE KURU VE KURUTULMUŞ MEYVELER DIŞINDA REKABETİN YÜKSEK OLDUĞUNUN UNUTULMAMASI GEREKTİĞİNE DİKKAT ÇEKİYOR:

“BU YÜZDEN EKOLOJİK ÜRÜNLERİN İŞLENEREK GEREK İÇ, GEREKSE DIŞ PAZARDA SUNULMASI YARATILAN KATMA DEĞERİN ÜLKE İÇİNDE KALMASINI SAĞLIYOR VE İSTİHDAM OLANAĞI YARATIYOR. ÖRNEĞİN, TÜRKİYE EKOLOJİK PAMUK ÜRETİMİNDE DÜNYA LİDERİ KONUMUNDA AMA YARISINA YAKIN KISMI İŞLENMEDEN SATILDIĞI İÇİN YURT DIŞINDAN EKOLOJİK İPLİK SATIN ALIYOR. OYSA EKOLOJİK PAMUK, EV TEKSTİLİ VE İÇ GİYİM OLARAK İŞLENİP PAZARA SUNULURSA SAĞLANAN KATMA DEĞER DAHA YÜKSEK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR OLACAKTIR.”

AKSOY’A GÖRE, EKOLOJİK TARIM, TARIMDA EN AZ SORUN YARATACAK ALAN, ANCAK TEK BAŞINA SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ GİBİ GÖRÜLMEMELİ. “ÖNCELİKLE ÜRETİM VE PAZAR BİLGİSİNE DAYALI UYGUN TÜR VE ÇEŞİTLERİN SEÇİLEREK ÇOK YILLI EKİM NÖBETLERİNİN UYGULANMASI, ÜRETİCİLERİN EKOLOJİK TARIMI GELİŞTİRECEK ŞEKİLDE DESTEKLENMESİ VE ÜRÜN İŞLEME TEKNOLOJİLERİNİN ÜRETİME PARALEL BİR ŞEKİLDE GELİŞTİRİLMESİ DURUMUNDA EKOLOJİK TARIM, TARIMDAKİ DARBOĞAZLARI AŞACAK BİR FIRSAT OLABİLİR.”

ASLINDA AB ŞİMDİDEN EKOLOJİK TARIM KONUSUNDA TÜRKİYE’YE DESTEK VERMEYE BAŞLADI BİLE. EKOLOJİK TARIMDA YAPILANMA VE KAPASİTE GELİŞTİRMEYE YÖNELİK OLARAK TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI TARAFINDAN TEKLİF EDİLEN BİR PROJE, AB ÜYELİĞİ KAPSAMINDA SAĞLANAN HİBE DESTEĞİYLE BU YIL BAŞLAYACAK.

AB İLE MÜZAKERE SÜRECİNİ TÜRKİYE TARIMININ LEHİNE ÇEVİRMEK İÇİN ÖNERİLEN ÇÖZÜMLER BU KADARLA KALMIYOR. UZMANLAR ÖNÜMÜZDEKİ ON YILLIK ZAMAN DİLİMİ İÇİN SÜRECİ İYİ ANLAYAN, İYİ TANIMLAYAN BİR POLİTİKA ANLAYIŞI İÇERİSİNDE TARIM SEKTÖRÜNÜ SORUNLARINDAN ARINDIRAN VE ÜLKE KALKINMASININ ETKİN BİR ARACI HALİNE DÖNÜŞTÜREN BİR YAKLAŞIMIN HAYATA GEÇİRİLMESİNİN ZORUNLULUĞUNUN ALTINI ÇİZİYOR.

GÖKHAN GÜNAYDIN, HIZLI BİR TARIMSAL YATIRIM PLANLAMASI İLE SULANABİLİR ALANLARINI İKİ KATINA ÇIKARTAN, ARAZİ KULLANIM PLANLAMASINDAN ÜRETİM DESENİ SEÇİMİNE KADAR RASYONEL TERCİHLER ORTAYA KOYAN, ÜRETİCİ ÖRGÜTLENMESİNDEN GİRDİ TEMİNİ VE ÜRÜN PAZARLAMASINA KADAR SÜRECİN TÜM AŞAMALARINDA ÜRETİMDEN VE ÜRETİCİ-TÜKETİCİ LEHİNE ÇÖZÜMLERDEN YANA OLAN, BİLGİ VE TEKNOLOJİYİ TARLA İLE BULUŞTURAN, ÜRETİM MALİYETLERİNİ AZALTIP VERİM DEĞERLERİNİ YÜKSELTEN, BU ÇERÇEVEDE REKABET GÜCÜ YÜKSEK BİR TARIM SEKTÖRÜ KURGULAMASININ SÜREÇ İÇİNDEKİ KALICI ÇÖZÜM OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR.

GÜNAYDIN, “BU YATIRIMA KAYNAK AKTARAN BİR BÜTÇE YAPISI VE BU KAYNAKLARI RASYONEL KULLANAN AKILCI BİR POLİTİKA UYGULAMASI İLE OLANAKLI. AYRICA, SADECE TARIM ALANI İÇİN DEĞİL, TÜM ALANLARDA ÜRETİM VE İSTİHDAM DESTEKLENMELİDİR. KAMUSAL DESTEKLER ÜRETİME VE İSTİHDAMA YÖNLENDİRİLMELİDİR” DİYOR.

KENDİ GÜCÜMÜZÜN FARKINDA!

AB’YE ÜYELİK SÜRECİNDE DİKKAT ÇEKİLEN EN ÖNEMLİ KONULARDAN BİRİ DE TÜRKİYE’NİN KENDİ GÜCÜNÜN FARKINA VARMASI. NURİ ÖZBAĞDATLI, DOĞAYLA UYUM İÇİNDE DEVAM ETTİRİLEN BİRÇOK TARIMSAL FAALİYETİN ANADOLU’DA UYGULANDIĞININ, BU FAALİYETLERİN AB SÜRECİNDE YOK OLMAMASI, AKSİNE DESTEKLENMESİ GEREKTİĞİNİN, BUNUN TÜRKİYE VE AB İÇİN ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNUN ALTINI ÇİZİYOR.

ÖZBAĞDATLI’YA GÖRE, AB SÜRECİNDEN KAZANÇLI ÇIKMAK İÇİN “İNSAN, TOPRAK, DOĞA, PARA ARASINDA ŞEKİLLENEN TARIM İÇİN KENDİ İNSANIMIZA, TOPRAĞIMIZA, DOĞAMIZA VE KAYNAKLARIMIZA SAHİP ÇIKMALIYIZ.” AB MÜZAKERE SÜRECİNİN HER ŞEYE RAĞMEN TÜRKİYE TARIMI KONUSUNDA BUGÜNE KADAR ÇÖZÜM GEREKTİREN SORUNLARIN YENİDEN MASAYA YATIRILIP TÜM YÖNLERİYLE TARTIŞILMASINI SAĞLADIĞI BİR GERÇEK. ANCAK AB MÜZAKERELERİ OLSUN YA DA OLMASIN TÜRK TARIMININ ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLARININ AB ÜLKELERİNİN KOŞULLARINA GÖRE DEĞİL, TÜRKİYE’DE YAŞAYIP BU KARARLARDAN ETKİLENECEK İNSANLARIN KOŞULLARINA UYGUN STRATEJİLER BELİRLENEREK ÇÖZÜMLENMESİ DE BİR BAŞKA GEREKLİLİK. BUĞDAY EKOLOJİK YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ BAŞKANI VİCTOR ANANİAS DA, “AB’YE GİRİŞ SÜRECİNİN TÜRKİYE TARIMINI VE KIRSAL KALKINMAYI OLUMLU YÖNDE ETKİLEMESİ İÇİN ÖNCE CEBİMİZDE NE OLDUĞUNU VE İHTİYAÇLARIMIZI BİLMEMİZ VE KENDİ GÜCÜMÜZÜN FARKINDA OLMANIN KARARLILIĞIYLA MASAYA OTURMAMIZ GEREK” DİYOR.

ANANİAS, TÜRKİYE’NİN ÖNCELİKLE, KIRSAL KALKINMA, HALK/ÇEVRE SAĞLIĞI, TARIMA DAYALI ENDÜSTRİ, ÇEVRE KORUMA GİBİ TEMEL KONULARDAKİ SORUN, STRATEJİ VE HEDEFLERİNİ AB’DEN BAĞIMSIZ OLARAK BELİRLEMESİNİN DOĞRU OLACAĞI GÖRÜŞÜNDE. “ANCAK BU STRATEJİ BELİRLENDİKTEN SONRA ARTI, EKSİLER ÇIKARILIP, DTÖ, IMF VE AB’NİN ETKİLERİNE BAKMAK DAHA DOĞRU ADIMLAR ATMAMIZI SAĞLAR…”

AB ÜLKELERİNDEKİNDEN İLERİDE OLAN KÖYLERİMİZ VE OLANAKLARIMIZ OLDUĞUNU HATIRLATAN ANANİAS, DÜNYA GERÇEKLERİNDEN KOPMADAN ÇÖZÜMLERİMİZİ ÜRETECEK KAPASİTEMİZ OLDUĞUNU VURGULUYOR:

“MÜZAKERE MASASINA ‘BENİM HALKIM EKOLOJİK ÜRETECEK, EKOLOJİK BESLENECEK, HALK-ÇEVRE SAĞLIĞINI KORUYACAĞIZ, BUNU YAPMAK İÇİN DIŞA BAĞIMLI DEĞİLİZ, KENDİ KAYNAKLARIMIZIN DEĞERİNİ BİLEREK BUNU YAPABİLİRİZ, KÜLTÜRÜMÜZ, BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİMİZ VE TARIMSAL BİYOÇEŞİTLİLİĞİMİZ BUNA OLANAK VERİYOR’ KARARLILIĞIYLA OTURDUĞUMUZDA ÇOK OLUMLU SONUÇLAR ALACAĞIMIZA İNANIYORUM. SADECE BU KARARLI NOKTAYA GELECEK ADIMLARI ATMAMIZ YETERLİ.”

AB ORTAK TARIM POLİTİKASI

1961 YILINDA OLUŞTURULAN VE DİNAMİK BİR POLİTİKA ALANI OLAN ORTAK TARIM POLİTİKASI, TOPLULUĞUN KENDİSİ İÇİN EN UYGUN POLİTİKALARI BULMA ARAYIŞINI YANSITIYOR.

- OTP’NİN İLK OLUŞTURULDUĞU YILLARDAKİ TEMEL HEDEFİ, TOPLULUĞU TEMEL ÜRÜNLERDE KENDİNE YETER BİR DÜZEYE YÜKSELTMEKTİ. ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ REFAHI, VERİMLİLİK, ARZDA SÜREKLİLİK, ÜRETİMDE İSTİKRAR DİĞER HEDEFLER ARASINDAYDI.

- TOPLULUĞA ETKİ EDEN İÇSEL VE DIŞSAL GELİŞMELER, OTP REFORMLARININ TETİKLEYİCİSİ OLUYOR.

- OTP, 1962 YILINDA TARIMSAL GARANTİ VE YÖNVERME FONU ADI VERİLEN BİR FİNANSMAN ARACI İLE DONATILDI.

- 1967 YILINDAN İTİBAREN ÜRÜNLERİN TOPLULUK İÇİN İFADE ETTİĞİ ANLAMA GÖRE KURGULANMIŞ “ORTAK PİYASA DÜZENLERİ (OPD)” DEVREYE GİRMEYE BAŞLADI. BUGÜN AB 23 OPD’YE SAHİP.

- POLİTİKALARI YÜRÜTMEK ÜZERE GÜÇLÜ BİR “TARIM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ”, MÜDAHALE KURULUŞLARI, ÖDEME KURULUŞLARI, OTP’NİN DİĞER ARAÇLARI NİTELİĞİNDE…

- OTP, KIRSAL VE TARIMSAL ATYAPI SORUNLARINI BÜYÜK ÖLÇÜDE ÇÖZDÜ; ÜRETİM ARTIŞLARI İLE TOPLULUK, TEMEL ÜRÜNLERDE KENDİNE YETERLİLİĞİ YAKALADI.

- OTP’NİN BAŞARISI KENDİ KRİZİNİ DE BERABER ÜRETTİ. FAZLA ÜRETİM KAPASİTESİ NEDENİYLE TOPLULUK STOKLARI BÜYÜDÜ, STOKLARIN ERİTİLEBİLMESİ İÇİN DIŞ PAZARLARDA ABD İLE SÜBVANSİYON SAVAŞINA GİRİLDİ VE TÜM BU SÜREÇ ANORMAL BİR BÜTÇE YÜKÜNÜ VE ULUSLARARASI ALANDA SÜRTÜŞMELERİ BERABERİNDE GETİRDİ.

- 1992’DE OTP’NİN EN KÖKLÜ REFORMLARINDAN BİRİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ. BU REFORMUN TEMEL HEDEFİ FAZLA ÜRETİM KAPASİTESİNİ GERİ ÇEKMEK, TOPLULUK STOKLARINI VE BÜTÇE YÜKÜNÜ AZALTARAK TOPLULUĞU GÜÇLENDİRMEK… BU ANLAMDA “ÇEVRE” BİRDENBİRE OTP’NİN EN ÖNEMLİ KAYGILARINDAN BİRİ HALİNE GELDİ. ÜRETİM ALANLARINI BOŞ BIRAKAN ÜRETİCİYE DOĞRUDAN ÖDEME YAPILMAYA BAŞLANDI.

- GÜNDEM 2000 ADIYLA ANILAN REFORM SÜRECİ DEVREYE GİRDİ. 1999 MART VE 2003 HAZİRAN AYLARINDA AÇIKLANAN ÖNLEMLERLE AB, MÜDAHALECİ POLİTİKALARDAN VAZGEÇTİ; DESTEĞİNİ ÜRETİMDEN BAĞIMSIZ ARAÇLARA YÖNELTTİ VE KIRSAL KALKINMA, ÇEVRE VE KALİTE POLİTİKALARINI ÖNE ÇIKARDI. GÜNDEM 2000’İN AMAÇLARI DOĞRULTUSUNDA YAPILAN REFORM 2004 VE 2005 YILLARINDAN İTİBAREN YÜRÜRLÜĞE GİRDİ.

- BU YENİ REFORM DESTEKLERİ ÇİFTLİK SEKTÖRÜNE VE KIRSAL EKONOMİYE KAYDIRMAYA ODAKLANIYOR.

- 2003 REFORMUNUN TEMEL ÖZELLİKLERİNDEN OLAN “TEK ÖDEME PLANI” HALEN ÜRETİCİLERE ÖDENMEKTE OLAN DOĞRUDAN GELİR DESTEĞİNİN YERİNİ ALACAK. DOĞRUDAN ÖDEMELERDEN YARARLANMAK İSTEYENLER TOPRAKLARINDA İYİ TARIM UYGULAMALARI YAPMAK VE ÇEVRESEL DEĞERLERE SAYGI GÖSTERMEK DURUMUNDA OLACAK. BU KOŞULLARA UYMAYANLAR “ÇAPRAZ UYUM” ÇERÇEVESİNDE DAHA AZ DOĞRUDAN ÖDEME ALACAK.

- ÇAPRAZ UYUM BİR ZORUNLULUK… DOĞRUDAN ÖDEMELERDEN YARARLANAN TÜM ÜRETİCİLER, ÇAPRAZ UYUM ÖNLEMLERİNE UYMAK ZORUNDALAR. ÇEVRE, GIDA GÜVENLİĞİ, HAYVAN SAĞLIĞI VE REFAHI KONULARINDA STANDARTLAR OLUŞTURULDU; BUNLARA UYMAYANLAR ÖDEMELERİNİN İNDİRGENMESİ YAPTIRIMINA TABİ TUTULACAK.

- 1 OCAK 2005 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİREN, “TEK ÖDEME PLANI” EN GEÇ 2007 BAŞINDA TÜM ÜYE DEVLETLER TARAFINDAN UYGULANMAYA BAŞLAYACAK.

- OTP’DE 2005 İTİBARİYLE GENEL İLKE TÜMÜYLE ÜRETİMDEN BAĞIMSIZLIK.

- KIRSAL KALKINMANIN DESTEKLENMESİ GEREKSİNİMİ OTP ÜZERİNE YAPILAN TARTIŞMALARIN ÖNEMLİ NOKTALARINDAN. KARARLAŞTIRILAN EK KIRSAL KALKINMA ÖNLEMLERİNİN FİNANSMANI İÇİN “MODÜLASYON” OLARAK TANIMLANAN ÖNLEMLER ÇERÇEVESİNDE BÜYÜK ÜRETİCİLERE VERİLEN DOĞRUDAN ÖDEME DESTEĞİ YILLAR İÇİNDE AZALTILACAK.

KAYNAK: GÖKHAN GÜNAYDIN

Okunma Sayısı: 510