TARIM İLACI YİYORUZ - CUMHURİYET - 05.09.2005

GENEL MERKEZ
05.09.2005 (Son Güncelleme: 05.09.2005 11:59:47)

<İ>SEBZE-MEYVE DEPOSU ANTALYA'da sağlıklı ürünler ihraç edilirken iç pazara hiçbir denetimden geçmeyen tarım ilaçlı ürünler satılıyor. Çiftçi kendisinin tüketeceği alanlarda ilaç kullanmıyor

GÜRSU KUNT

ANTALYA - Türkiye'DE TARIMSAL AMAÇLI SATILAN 33 BİN TON İLACIN 3 BİN 500 TONDAN FAZLASI ÜRETİM VE İHRACATTA ÖNEMLİ YERE SAHİP ANTALYA'da kullanılıyor. Bu miktar Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki toplam kullanıma eşdeğer. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde bitkisel kök yağlarından oluşan ilaçlar tercih edilirken Türkiye'DE SERA ALTYAPILARI KÖTÜ OLDUĞU İÇİN KALİTESİ VE KALINTI LİMİTİ YÜKSEK İLAÇLAR KULLANILIYOR. HATTA YIKANARAK ÜRÜNDEN AYRIŞMAYAN KİMİ İLAÇLARDA, HASAT SÜRESİNE DİKKAT EDİLMEMESİ DURUMUNDA İLAÇ, TOPRAKTAN ÜRÜNE, ÜRÜNDEN DE İNSAN VÜCUDUNA GEÇİYOR. ANTALYA'da üretilen ürünlerin sadece yüzde 4'ÜNÜN KONTROLÜ YAPILIYOR, SAĞLIKLI OLDUĞU BELGELENİYOR. BU ÜRÜNLERİN TAMAMI İHRAÇ EDİLİRKEN GERİ KALAN, DENETİMİ YAPILMAYAN, İLAÇ KULLANIMI KONTROL ALTINA ALINMAYAN YÜZDE 96'lık bölüm ise iç piyasada tüketiliyor. Uzmanlar, iç piyasada tüketilen ürünün yüzde kaçının zehir içerdiği konusunda bir veriye sahip olamasa da sağlıklı ürünün ihraç edilip standart dışı olanların iç piyasaya sunulması gerçeği, tüketiciyi korkutuyor. İhracatta mercek altında olan biberde tespit edilen ilaç kalıntı limiti de tüketiciyi endişelendiriyor. Ancak sabıkalı tek ürün biber değil. 2005 yılında fındık, incir, antepfıstığı, kayısı, üzüm, patlıcanda da limitlerin üzerinde kalıntı belirlendi.

Üreticinin aslında ilaç kaynaklı sorunların bilincinde olduğunu ve kendi sağlığını korumaya gayret ettiğini belirten uzmanlar, ''Üretici, satacağı ve kendi tüketeceği ürünlerin dikim yerlerini ayırıyor. Üzüm üreticisi ilaçsız ürünü kendi yerken ilaçlısını iç piyasaya, domates üreticisinin bölgesine gönderiyor. Domates üreticisi de kendisi ilaçsız domates yiyor, ilaçlısını da üzüm üreten vatandaşın bölgesine yolluyor'' dediler. Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Vahap Tuncer ilaç kaynaklı sorunların kökten çözümü için ruhsatlarının gözden geçirilmesinin önem taşıdığını belirtti. Tuncer, sera altyapılarının iyileştirilmesinin ve üreticinin desteklenmesinin de ilaç kullanımını azaltacağını ifade etti.

Türkiye'DE KULLANILAN TARIM İLAÇLARININ BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN GÜVENİLİR OLMADIĞINI VURGULAYAN TUNCER, ''AB ÜLKELERİNDE YASAK OLAN İLAÇLARIN TÜRKİYE'de kullanım izni var. Ayrıca Avrupa'DA KULLANILAN İLACIN YARIDAN FAZLASI BİTKİSEL KÖK YAĞLARINDAN OLUŞUYOR'' DEDİ. TÜRKİYE'de zirai ilaç bayilerinin ayrım yapmadan her türlü sebze için aynı ilacı sattığına dikkat çeken Tuncer, ''Domateste kullanılan ruhsatlı ilacın biberde kullanımını engelleyen hiçbir girişim yok'' dedi.

Tuncer, sistemik etkili ilaç ruhsatlarının gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi: ''Sistemik etkili ilaçlardan bazıları toprağa veriliyor. Bu tür ilaçların ayrışması 1.5-2 ayı bulduğu için hasat süresi önem taşıyor. O yüzden söz konusu ilaçlar, fide döneminde toprağa verilmeli. Ancak üretici kimi zaman ürünü kurtarmak adına, ilacı daha geç kullanıyor. Bu durumda ilaç topraktan ürüne, üründen insan vücuduna geçiyor.''

İhracatçı da sıkıntılı

Tarımsal ilaç kullanımındaki sorunlar ihracatta da sıkıntıya yol açıyor. AB'DE KULLANIMI YASAK BAZI İLAÇLARIN TÜRKİYE'de ruhsatlı satılması ya da Türkiye'DE YASAK İLAÇLARIN AB'de kullanılması, bazı ilaçların kullanım limitlerinin farklı olması sorunları arttırıyor. İhracatçı firmalar da ilaç limiti konusundaki çelişkilerden kaynaklı ciddi sorunlarla yüz yüze olmaktan yakınıyor. Farklı limit uygulaması nedeniyle Türk ürünlerinin her an gümrük kapısından dönme riski yaşadığını ifade eden Antalya Yaş Sebze ve Meyve İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Boztepe , uygulamayla ilgili şu bilgileri verdi:

''Almanya, serin ve yağışlı havası nedeniyle, daha çok küf ve mantar ilaçları kullanıyor ve bunların limiti oldukça yüksek. Oysa Akdeniz'E KIYISI OLAN ÜLKELERDE YÜKSEK LİMİTLİ BÖCEK İLAÇLARI KULLANILIYOR VE BU İLAÇLARA ALMANYA'da zehir kategorisinde değerlendiriliyor. Bu durumdan bir süre öncesine kadar Türkiye ile aynı iklim koşullarında olan İspanya, Yunanistan ve İtalya da etkileniyordu. Ancak onlar siyasal güçlerini kullanarak özel limit aldı. Bu ülkeler, ürünlerinde yüksek limit bulunmasına rağmen satışını yapabiliyor, bizimki imha ediliyor. İlaç zararsız olsa bile ruhsat almadığı için Almanya'DA ZEHİRLİ KATEGORİSİNDE DEĞERLENDİRİLİYOR. TÜRK HÜKÜMETİNİN ÖZEL LİMİT ALMASI GEREKİYOR.''

ALMANYA'daki limit uygulamaları dikkate alındığında, üreticiye önerebilecekleri hiçbir ilaç kalmadığına dikkat çeken Boztepe, ''Biberde böcek ilacı olarak kullanılan spinosad, 3 günde ürün üzerinden ayrışan bir ürün. Ancak Almanya'NIN BU İLACI KULLANMAYA İHTİYACI YOK. O YÜZDEN SPİNOSAD ALMANYA İÇİN ZEHİRLİ İLAÇ KATEGORİSİNDE. İSPANYA ÖZEL LİMİT ALDIĞI İÇİN AYNI İLACI KULLANDIĞI ÜRÜNÜ YÜKSEK LİMİTLE SATABİLİYOR''

8 FİRMA ALARM LİSTESİNDE

BAKANLIK 2005 YILINDA, 2'si Mersin, 6'SI ANTALYA'da olmak üzere 8 ihracatçı firmayı ürünlerinde zirai ilaç kalıntısı bulunduğu gerekçesiyle hızlı alarm listesine aldı. Söz konusu firmalar, her parti ürünü analiz ettirme mecburiyetinde. Maliyetin yüksek olması ve uygulamadaki olanaksızlıklar nedeniyle firmalar isim değişikliğine gitme ve yeni firma açmada çözüm buldu.

Yasaklı firmalar, bu olayı ''Bakanlık, kontrol altına alamadığı ilaç kalıntısını, firma faaliyetlerini kısıtlayarak çözmeye çalışıyor. Bizler de ihracatımızı sıfırladık'' diye değerlendirdi.

Okunma Sayısı: 531